KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/13456 E., 2012/1507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2012
- Mahkemesi
- KURTALAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/06/2011
- Numarası
- 2011/43-2011/195
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanının paydaşı olduğu .. parsel sayılı taşınmazın tamamını paydaşlardan davalının kullandığını, kendisinin kullanımına izin verilmediğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; "...davacının murisinin taşınmazda 2/12 oranında paydaş olduğu, davacının ancak, miras bırakanın payı oranında elatmanın önlenmesi talebinde bulunabileceği gözetilmeksizin, bu payı aşar şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş olmakla yapılan yargılama sonucunda çekişme konusu 384 parsel sayılı taşınmazın 2/12 hissesine davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Çekişme konusu .. parsel sayılı taşınmazın, davacının murisi, davalı ve dava dışı kişiler adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, taşınmazın tamamının davalı tarafından kullanıldığı belirlenerek, hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde, davacının, miras bırakanın payı oranında elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, hükmüne uyulan bozma ilamında açıkça değinildiği gibi, davanın, davacının miras bırakanına ait paya ilişkin olduğu gözetilerek, davanın kabulüne şeklinde karar verilmesi gerekirken, kısmen kabul kısmen reddine biçiminde hüküm kurulmuş olması, buna bağlı olarakta kabul ve ret oranına göre yargılama giderinden tarafların sorumlu tutulması ve davalı yararına vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/13456, K. 2012/1507, 15 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama