İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/13554 K.2011/12522

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2011/13554Karar2011/12522Tarih8 Aralık 2011Okuma5 dk · 907 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/13554 E., 2011/12522 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Aralık 2011
Mahkemesi
BODRUM 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
10/02/2011
Numarası
2008/692-2011/17
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

907 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, kayden maliki olduğu 1 nolu bağımsız bölümü davalı şirket adına kredi çekilip kendisine verileceği inancıyla davalı şirkete, onun da diğer davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, satış bedeli olarak verilen çeklerin karşılıksız çıktığını ileri sürerek hata, hile ve muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, yargılamaya katılmadıkları gibi davaya cevap da vermemişlerdir.

Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın davalılara temlikinin hile suretiyle gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı İ. H. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacı adına kayıtlı olan çekişme konusu 1 nolu meskenin 26.11.2008 tarihli akitle davalı şirkete, ondan da, 02.12.2008 tarihli akitle davalı İbrahim Halil Özkan’a satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı, inşaat işi ile uğraşmakta olup, inşaat malzemeleri alımı sırasında davalı şirket yetkilisi olduğunu söyleyen C. U. ile tanıştığını, şirket adına kredi alınarak kendisine verileceği inancıyla dava konusu daireyi davalı şirkete devrettiğini, teminat olarak kendisine çekler verildiğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, davalı şirketin kısa süre sonra yeri yanında çalışan diğer davalıya devrettiğini, bir bedel ödenmediğini, davalı şirketin bu şekilde piyasadan bir çok taşınmaz edindiğini, suç duyurusunda bulunduklarını, hata, hile ve muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile adına tescili gerektiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Gerçekten de, eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgelerden; davacının şikayeti üzerine, davalı Şirket yetkilisi C. U.ve diğer şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçundan Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapıldığı, dava konusu yerin satışının soruşturmaya konu olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın alacak verecek meselesinden kaynaklanan hukuki ihtilaf bulunduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmektedir.

Öte yandan; yine davacının ve 31 kişinin daha şikayeti üzerine, şüpheli C. U. ve 27 kişi hakkında suç örgütü kurma, yönetme, üye olma ve yardım, örgütlü nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından dava konusu taşınmazın satışı dahil bir çok taşınır ve taşınmazın satışı nedeniyle Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2011 tarih, 2011/963 esas, 2011/146 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.

Her nekadar, Borçlar Yasasının 53. vd. maddeleri uyarınca, Ceza Mahkemesinin beraat kararı genel mahkemeyi bağlamaz ise de, orada belirlenecek olguların eldeki dava bakımından bağlayıcı olacağı açıktır.

O halde, derdest bulunduğu anlaşılan İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın sonucunun beklenmesi, gerçekten de mahkumiyet kararı çıkması halinde son kayıt maliki davalı İbrahim Halil’in taşınmazı edinmesinde ikinci el olduğu gözetilerek iyi niyetli olup olmadığı üzerinde durularak aşağıda açıklandığı şekilde bir araştırma ve inceleme yapılması gerekeceği, iyiniyetli olduğunun belirlenmesi halinde de Türk Medeni Yasasının 1023. maddesi gereğince iyiniyetinin korunacağı kuşkusuzdur.

Ne varki, mahkemece, son kayıt malikinin iyi niyetli olup olmadığı hususunda bir araştırma yapılmaksızın neticeye gidilmiştir.

Bilindiği üzere; hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları,dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle,alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir.

Bu amaçla Medeni Kanunun 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989, tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023.maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.

Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş,bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış,iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş,değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarakta tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.Belirtilen ilke M.K.nun 1023.maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış,

aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1.fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tesçil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tesçile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne varki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin,iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi,hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı,kişilerin Devlete ve

adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta,şeklen iyi niyetli gözükeni değil,gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması,bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu,iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğin den (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.ll.l99l tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.

Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan ilke ve olgular doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, taraf delillerinin toplanması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik tahkikatla yetinilerek yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, dava konusu edilen bağımsız bölüm 1 nolu mesken olduğu halde, hüküm yerinde 31 nolu bağımsız bölüm hakkında iptal ve tescil kararı verilmiş olması da doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı İ. H.’in bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi aracılığıyla) 1086 sayılı (HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/13554, K. 2011/12522, 8 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13554
Karar No
2011/12522
Tarih
8 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/13555 K.2011/25372
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/13555 K.2011/21364
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/13555 K.2011/16728
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/13555 K.2011/15484
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/13556 K.2011/25300
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/13556 K.2011/19642

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.