İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/1621 K.2011/1621

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Esas2011/1621Karar2011/1621Tarih28 Haziran 2011Okuma5 dk · 992 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/1621 E., 2011/1621 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Haziran 2011
Mahkemesi
GİRESUN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
17/09/2010
Numarası
2003/314-2010/372
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

992 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacılar, miras bırakanları M... R...’ın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 76 ada 2 parsel sayılı taşınmazını 1/2’şer paylı olarak davalılardan B... İle diğer davalıların miras bırakanı M... Ü...’ye, 148 ada 17 parselin tamamı ile 211 parsel sayılı taşınmazındaki bir kısım hissesini davalıların miras bırakanı M...

Ü...’ye satış suretiyle temlik ettiğini, 211 parselin daha sonra dava dışı 3. kişiye devredildiğini, 76 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kat mülkiyeti kurulduğunu, zemin katının dava dışı bir bankaya satıldığını, diğer bağımsız bölümlerin ise davalılar adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek, 76 ada 2 parselde davalılar adına kayıtlı bağımsız bölümlerle, 148 ada 17 parselin miras payları oranında tapularının iptal ve tescilini, 76 ada 2 parselde satılan zemin kat ile 211 parselin değerinin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili olmadığı takdirde tenkis isteklerinde bulunmuşlardır.

Birleşen davada ise, 148 ada 17, 18, 21 ve 211 parseller yönünden muris muvazaasına dayanarak tapu iptal tescil ve tenkis isteklerinde bulunulmuştur.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, birleşen davanın atiye bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, asıl davanın reddine dair verilen karar Dairece “…miras bırakanın mirasçıları arasında paylaştırma kastıyla hareket edip etmediğinin belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle …”bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince birleşen davanın atiye bırakılması nedeniyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, taraflarca süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.06.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar İ. N. vd. vekili Avukat T... Y..., davacı B... T... vekili Avukat K... K... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil, tazminat ve olmadığı taktirde tenkis isteklerine ilişkindir.

Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dava hakkında ise atiye bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, miras bırakan M... R...’ın bozma ilamında değinildiği üzere tüm mirasçıları kapsar biçimde hak dengesini gözeten ve kabul edilebilir ölçüde bir paylaştırma yapmadığının belirlenmesi ve benimsenmesi suretiyle davalılar adına kayıtlı taşınmazlar bakımından davacıların miras payı oranında tapuların iptal ve tesciline karar verilmiş olması; dava dışı 3. kişiye temlik edilen ve bedeli istenen 211 parsel yönünden taşınmazın davalılara temlik edilen payının değeri üzerinden bedele hükmedilmiş olması doğrudur. Davalıların, temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;

Davacıların temyiz itirazlarına gelince; davacılar, dava dilekçelerinde davalılar adına kayıtlı miras bırakandan satış yoluyla intikal eden taşınmazlar yönünden tapu iptal tescil isteğinde bulunmuşlar, 76 ada 2 parselde bulunan zemin 2 nolu bağımsız bölümün dava dışı 3. kişiye satılmış olması nedeniyle belirlenecek bedelinin tahsili isteğinde de bulunmuşlardır.

Bilindiği üzere; Davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, HUMK.nun 4l3 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 26., 27., 28., 30. ve 32. maddelerinin öngördüğü işlemin yerine getirilmesi ve gerekli olan harcın alınması zarureti vardır.

Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 Sayılı Kanunun 32. maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.

Öte yandan; davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya Mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bilindiği üzere bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken bir kısmını işin özelliğine, tarafların durumlarına göre belirlemesi için hakime bırakmıştır. Kanuni süreler açıkca belirtilen ayrıcalıklar dışında kesindir.

Bu nedenle HUMK.'nun l59. maddesi açık hükmünde belirtildiği gibi kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltıp çoğaltılamaz. Buna karşın, aynı yasanın l63. maddesine göre hakimin belirlediği süreler ise kural olarak kesin değildir. Hakim tayin ettiği süreyi henüz dolmadan azaltıp çoğaltacağı gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine yeni bir süre tanıma yoluna da gidebilir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir.

Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak doğacağı da kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekir ki,ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur.

Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazan davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla geciken adaletinde bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.

Öncelikle, kesin süreye ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önliyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler, gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkca anlatmalı, tarafları uyarmalıdır. Öte yandan, kesin süre tarafların yanında hakimi de bağlayacağından uyulmaması halinde gereği hakim tarafından hemen yerine getirilmelidir.

Somut olayda; dava dışı 3. kişiye satılan 211 parseldeki pay yönünden noksan harç tamamlatıldığı halde, 76 ada 2 parselde bulunan zemin 2 nolu bağımsız bölümle ilgili olarak dava dilekçesinde dava dışı 3. kişiye satılması nedeniyle belirlenecek bedelinin tahsili talep edilmesine rağmen mahkemece yukarıda değinilen ilkelere uygun olarak eksik harcın tamamlanması yönünde verilen bir mehil ve kesin mehilden söz etmeye olanak yoktur.

Hal böyle olunca; 76 ada 2 parselde bulunan dava dışı 3. kişiye satılan zemin 2 nolu bağımsız bölüm yönünden yukarıda değinilen ilkelere göre harcın tamamlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hatalı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacıların, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraflardan birleşen davacı vekili için 825.00.-TL. duruşma avukatlık parasının karşı taraftan alınmasına, 28.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/1621, K. 2011/1621, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/1621
Karar No
2011/1621
Tarih
28 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/1623 K.2011/7693
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/1624 K.2011/3406
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/1624 K.2011/9945
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/1625 K.2011/9963
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/1625 K.2011/14658
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/1625 K.2011/8631

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.