KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/1772 E., 2011/7689 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Dava türü
- TEPSİTE İTİRAZ
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, müvekkiline ait 810 parsel sayılı taşınmazın yenileme kadastrosu sonucunda 1483 ada 13 parsel olarak tespit gördüğünü, yaklaşık 3802 m²’lik kısmın tesbit harici bırakıldığını, bu kısmın parsel sınırları içerisinde kaldığını belirterek taşınmazına dahil edilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, diğer davalı Hazine vekili ise dava konusu yerin tescile tabi yerlerden olması halinde Hazine adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması ve taşınmazın kullanıldığının kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı Hazine tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.06.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ... ile vekili Avukat ... ... ile diğer temyiz eden Hazine vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, kadastro tespiti sırasında tescil edilen 127 ve 128 parseller sonradan tevhit edilerek 196 parsel olmuş, tevhit ve ifrazlar sonrucu bazı parsellere gitmiş ise de, 25.5.1995 tarihinde 3194 Sayılı Yasanın 18.maddesi uyarınca şuyulandırmaya tabi tutulduğu, 810 sayılı imar parselinin oluştuğu, imar uygulamasına karşı herhangi bir dava açılmayarak idari işlemin kesinleştiği daha sonra 2659 sayılı yenileme kadastrosuna ilişkin yasanın 4.maddesi uyarınca paftların yenilendiği,
bu çalışma esnasında imar uygulamasına sadık kalındığı ve herhangi bir sınır ve mülkiyet değişikliği oluşturulmadığı gözetildiğinde davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olduğuna göre; davacı ve davalı Hazine'nin temyiz itirazı yerinde değildir.
Reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden tarafların vekilleri için 825.00.'şer-TL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/1772, K. 2011/7689, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama