İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/1799 K.2011/3997

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2011/1799Karar2011/3997Tarih7 Nisan 2011Okuma4 dk · 872 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/1799 E., 2011/3997 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Nisan 2011
Mahkemesi
KÜÇÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
22/07/2010
Numarası
2006/753-2010/501
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

872 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, kayden maliki olduğu 16791 parsel sayılı taşınmazdaki 22 nolu bağımsız bölümü davalının haksız kullandığını ileri sürüp elatmanın önlenmesine ve 9.725,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, dava konusu taşınmazı 1995 yılından itibaren kullandığını, davacıdan alacağı bulunduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur. Karşı davasında ise; 17.04.1999 tarihli sözleşme uyarınca davalıya 80.000. USD borç para verdiğini, karşılığında kar payı olarak davalının bir daire inşa etmeyi taahhüt ettiğini, davalının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini ileri sürüp 95.000. USD alacak ve cezai şart bedeli olan 114.760,00 YTL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, çekişme konusu taşınmazı davalının kiracı sıfatıyla kullandığı, Karşı dava bakımından davalının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediği, 90.000,00 USD alacağın tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacı A.tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi . .’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine, karşı dava ise, sözleşmeye dayalı alacak isteğine ilişkin olup, mahkemece, asıl davanın taraflar arasında kiracılık ilişkisi bulunduğu nedeniyle reddine, karşı davanın da, kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, çekişme konusu 16791 parsel sayılı taşınmazdaki .nolu bağımsız bölümün kayden davacıya ait olduğu, davalı H.’in taşınmazda kayıttan veya mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı halde, taşınmazı kullandığı sabit olup, her ne kadar mahkemece, davalının taşınmazda kiracı olduğu kabul edilerek, asıl davanın reddine karar verilmiş ise de, anılan kabul tarzının dosya kapsamına uygun düştüğünden söz edilemeyeceği gibi, kiracılık ilişkisinin kanıtlandığından da bahsedilemez.

Bilindiği üzere; özel yasa hükümleri saklı kalmak koşuluyla, gerek taşınır gerekse taşınmaz mallara ilişkin kira sözleşmelerinin geçerli olması hiçbir biçim koşuluna bağlı değildir.Kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabileceği gibi zımni (üstü kapalı) olarakta vucuda getirilebilir. Yeterki taraflar kira sözleşmesinin esaslı unsurlarında anlaşmış olsunlar.Nitekim bu kural l8.3.l942 tarih 37/6 sayılı inançları birleştirme kararında açıkça vurgulanmıştır.

Ne varki; kira ilişkisi bir hukuki fiil (vakıa) değil,bir hakkın doğumuna,değiştirilmesine veya ortadan kaldırılmasına neden olma niteliği itibariyle bir hukuki işlem (muamele)dir.

Bu nedenle, dava değeri 40.-YTL yi aşan (23.6.1996 gün ve 4146 Sayılı Yasa uyarınca) sözleşmeler hakkında tanık dinlenilebilmesine olanak tanımayan HUMK.’nun 288.maddesi 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Yasanın 2/b maddesi ise değiştirilmiş ve tanıkla ispat yasağı 400.-YTL’nin üzerine yükseltilmiştir.

Bu oran, 5219 ve 5236 Sayılı Yasalara göre yapılan katsayı artışı sonucu 2006 yılı itibari ile 430.-YTL, 2007 yılında ise 460.-YTL, 2008 yılında 490.-YTL, 2009 yılında 540.-YTL, 2010 yılında 550.-TL, 2011 yılında ise 590.-TL olmuştur. Bu düzenlemeye göre, bu miktarın üzerindeki sözleşmeler hakkında tanık dinlenmesine olanak yoktur. Kira sözleşmesinin varlığı ancak, yazılı delille ispat edilebilir.

Hemen belirtilmelidir ki, sözü edilen miktar, yıllık kira tutarına bakılarak belli edilir. Sözlü kira sözleşmesi kurulduğu yolundaki savunmanın, ilgilisine (davalıya yada davalılara) yemin teklif etme hakkı verebileceği; ayrıca HUMK.nun 292. ve 293.maddelerinde değinilen ayrıcalıklarında gözetilmesinin gerekeceği kuşkusuzdur.

Somut olaya gelince; yukarıda değinilen ilkeler gözetildiğinde, davalının Türk Medeni Yasanının 6. maddesi gereğince, kiracılık savunmasının kanıtlandığını kabul etmek olanaksızdır. Ne var ki, davalının çekişme konusu taşınmazda 1995 tarihinden beri oturduğu da sabittir.

Davacı taşınmazı 1994 yılında kayden edinmiş olup, davalıya çektiği 04.09.2006 tarihli ihtardan önceki süre bakımından davacının bu kullanıma ses çıkarmamış olduğu gözetildiğinde, taraflar arasında Borçlar Yasasının 299. maddesi hükmü gereğince şifahi olarak ariyet akdi yapıldığının kabulü gerekir.

Anılan sözleşmenin de süresiz şekilde olduğu değerlendirilerek aynı yasanın 304. maddesi gereğince ihtar çekilmekle sözleşmeye son verildiği şeklinde değerlendirme yapılarak, davacının Türk Medeni Yasasının 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına değer verilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek asıl davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Öte yandan, davacının, karşı davanın kabulüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı H,in talebinin mahkemece, 17.04.1999 tarihli ‘sözleşme’ başlıklı belge esas alınmak suretiyle kabul edildiği görülmektedir.

He ne kadar, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden elde edilen 18.09.2009 tarihli raporda, belge altında bulunan A.Ü. ve H.K.’ya ait imzaların adı geçenlere ait olduğu belirlenmiş ise de, aynı raporun 3. maddesinde, “ inceleme konusu sözleşme metninin son kısmına doğru daha küçük harflerle ve daha sıkışık yazılmış olduğu, ayrıca metnin son satırının, alttaki ‘ben H. K.’ ve ‘ben A.Ü. ibareleri ile başlayan yazıları çiğnememek gayretiyle yazılmış olup, kaçınma arazı tespit edildiği” hususlarına da yer verildiği görülmektedir.

Davacı A. belge içeriğine itiraz ettiğine ve Adli Tıp Kurumunca’da değinildiği şekilde rapor verildiğine göre, karşı davanın kabulü veya ademi kabulü konusunda belge içeriğinin sıhhatinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması gerekeceği kuşkusuzdur.

Bu itibarla, istisnai dahi olsa, 2659 sayılı yasanın 15. maddesi hükmü uyarınca, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınması olanaklıdır. Buna göre, taraflar arasındaki çekişmenin çözüme kavuşturulabilmesi için 17.04.1999 tarihli “sözleşme” başlıklı belge içeriğinin sonradan düzenlenip düzenlenmediği veya satır aralarına sonradan ilave edilen hususların bulunup bulunmadığının tüm dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilip Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınması gerektiği açıktır.

Hal böyle olunca; asıl dava bakımından, ihtarın tebliği tarihinden önceki süreç için ecrimisil isteğine ilişkin yapılan ıslaha HUMK.nun 83 vd. maddeleri gereğince değer verilmeyerek, ihtarın tebliği tarihi olan 07.09.2006’dan dava tarihine kadar belirlenecek ecrimisil ile birlikte, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, karşı dava yönünden ise, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan yukarıda açıklandığı şekilde rapor alınarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken hatalı kabulle yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı A.nin, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/1799, K. 2011/3997, 7 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/1799
Karar No
2011/3997
Tarih
7 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/1800 K.2011/2095
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/1800 K.2011/4668
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/1800 K.2011/6094
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/1800 K.2011/3304
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/1800 K.2011/4698
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/1801 K.2011/3174

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.