KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/2053 E., 2011/2916 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- ANKARA 18. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/12/2010
- Numarası
- 2009/21-2010/413
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 31 parseldeki 2 nolu bağımsız bölümü davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin kendisine ölünceye kadar bakılacağı vaadi nedeniyle yanıltılması sonucunda hile ile gerçekleştiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, iddiaların doğru olmadığını, temlikin satış şeklinde olup, bedelin ödendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddiaların kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece iddianın sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, çekişme konusu 2 nolu bağımsız bölümü ölünceye kadar bakma akdiyle temlik edecekken, yaşlılığından, hulus ve saffetinden faydalanılarak satış suretiyle temlikinin sağlandığını iddia etmek suretiyle tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Bilindiği üzere, B.K. 31. maddesi hükmü uyarınca; iradeyi fesada uğradan sebeplerden dolayı açılacak davaların, ıttıla tarihinden itibaren 1 yıl için açılması zorunludur. Anılan yasal düzenlemede öngörülen bu süre zamanaşımı süresi olmayıp, hak düşürücü süre niteliğinde olup, hakim tarafından davanın hitamına kadar re’sen gözetilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Ne var ki, mahkemece bu konu üzerinde durulmamış, gerekli irdeleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/2053, K. 2011/2916, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama