KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/2519 E., 2011/3322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2011
- Mahkemesi
- ERZURUM 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/10/2010
- Numarası
- 2005/79-2010/729
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, paydaşı oldukları 2 sayılı parselde davalı Kooperatif tarafından geçerli bir sözleşmeye dayanılmaksızın bina inşa edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlar, yıkım istekleri bakımından davayı takip etmemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların payına haksız müdahalenin keşfen saptandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, el atmanın önlenmesine ve kısmen ecrimisile karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde dava değerinin ecrimisil miktarı üzerinden gösterildiği ve bu değer üzerinden harç yatırıldığı, el atmanın önlenmesi isteği bakımından bir değer gösterilmediği gibi, yargılama sırasında da bu yönden harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 Sayılı Harçlar Yasası, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür. Diğer taraftan Harçlar Yasasının 16. maddesi hükmünde elatmanın önlenmesi yanında ecrimisil istekli davalarda dava değerinin ikisinin toplamından ibaret olacağı öngörülmüştür.
Hal böyle olunca, öncelikle davada ecrimisil isteğiyle birlikte ileri sürülen el atmanın önlenmesi isteği bakımından da keşfen saptanan dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu koşul yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/2519, K. 2011/3322, 23 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama