KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/2816 E., 2011/3742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2011
- Mahkemesi
- NAZİLLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/11/2010
- Numarası
- 2010/231-2010/494
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 54 parsel sayılı taşınmazdaki bağımsız bölümün davalı kardeşi A. ile diğer davalı eşi tarafından izni dahilinde kullanıldığını muvafakatını geri aldığını ihtar etmesine rağmen halen kullanımının devam ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, taşınmaza faydalı masaraflar yaptıklarını, Z.nın taşınmazda ikamet etmediğini husumet yöneltilemeyeceğini bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, kayden davacıya ait taşınmazın davalılar tarafından haklı bir nedenleri olmaksızın kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup mahkemece, davalı Ayla yönünden taşınmazın muvafakate dayalı olarak kullanıldığı, davacının muvafakatini geri aldığı, gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğrudur. Davalı Ayla’nın tüm temyiz itirazları yerinde değildir reddine;
Ne var ki, mahkemece, davalı .yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de davalı Z.’nın davalı A.a’dan boşanmasına karşın halen çekişmeli taşınmazda oturup oturmadığı tereddüde mahal vermeyecek şekilde araştırılmamıştır.
Hal böyle olunca, davalı Z.’nın dava tarihi itibariyle çekişmeli taşınmazı kullanıp kullanmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilerek davalı Z. yönünden yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/2816, K. 2011/3742, 31 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama