İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/3301 K.2011/3857

Taraflar arasındaki davadan dolayı Denizli 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 01.04.2010 gün ve 2010/3 esas 2010/123 karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 14.12.2010 gün ve 8598-13379 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından…

Esas2011/3301Karar2011/3857Tarih4 Nisan 2011Okuma4 dk · 702 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/3301 E., 2011/3857 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Nisan 2011
Mahkemesi
DENİZLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
01/04/2010
Numarası
2010/3-2010/123
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

702 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasındaki davadan dolayı Denizli 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 01.04.2010 gün ve 2010/3 esas 2010/123 karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 14.12.2010 gün ve 8598-13379 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemenin 19.02.2009 tarih 2006/552 E. 2009/55 K. sayılı kararı ile çekişme konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı iken davalının eşi S.

C.’dan alınan borç para nedeniyle davalı adına devrinin sağlandığı, davacı borcunun ödendiği ancak taşınmazın tapuda yeniden davacı adına devrinin sağlanmadığı, bu konuda davalıya teklif edilen yeminin ihtarlı davetiye ile davalıya bildirilmesine rağmen davalının tayin edilen gün ve saatte duruşmaya katılmadığı, bu nedenle davalının yeminden kaçınmış ve davanın ispatlanmış sayılması gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verildiği, davalının temyizi üzerine Dairenin 15.07.2009 tarih 7124-8378 sayılı kararında belirtilen “taraflar arasındaki ilişkinin inançlı işlem olduğu,

bu hukuki ilişkinin davacı ile davalı arasında gerçekleşmediği, davalının dava dışı kocası ile davacı arasındaki ilişkiden kaynaklandığı, davalıya verilen yeminin yasal olmadığı ve böylesi bir davanın 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı belge ile kanıtlanması gerekeceği” gerekçeyle,

davanın reddine karar verilmesi gereğine de değinilerek Dairece kararın bozulduğu ve tashih i karar isteğinin de reddine karar verildikten sonra mahkemece 01.04.2010 tarihli oturumda bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiş olduğu ve anılan kararın davacı tarafından yapılan temyiz itirazı da reddedilerek hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacı, 24.11.2006 tarihli dava dilekçesinde; “..davalı E. C.’ın kocası olan S. C.’dan 225 ada 12 parsel sayılı taşınmazın üzerine ipotek konulması şartıyla ödünç para aldığını, ancak arsanın üzerine ipotek konulmayarak 15.09.2000 tarihinde tapuda davalı E.adına tescilinin yapıldığını, ödünç almış olduğu parayı ödediğini, hatta ödünç aldığı para karşılığında bir araç ta verdiğini buna rağmen davalının eşi S.’ın taşınmaz üzerine ipotek koydurmayıp, davalı E.üzerine tescil işlemini yaptırdığını, kendisinin kandırıldığını, davalı Emine’nin bu durumu bildiği halde eşi S.ile birlikte olup taşınmazı üzerine almakla haksızlık yaptığını” belirterek tapu iptali ve tescili istekli eldeki davayı açmıştır.

O halde iddianın bu niteliği ve ileri sürülüş biçimine göre taraflar arasındaki ilişkinin inançlı işlemden (teminat mukabili temlik) değil, hileden kaynaklandığı tartışmasızdır.

Bilindiği üzere, hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı korumak yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede yanıltma söz konusudur. BK'nun 28/l maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable Şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.

Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması da hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.

Somut olaya gelince; mahkemece yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde hile hukuksal nedeni yönünden BK 31 maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle bir araştırma yapılmış değildir.

Ne var ki mahkemenin somut olguyu inançlı işlem olarak değerlendirdiği, Daire kabulünün de aynı paralelde olduğu, mahkemece de bozmaya uyularak davanın reddine karar verildiği görülmektedir.

Hemen belirtilmelidir ki bozmaya uyulmuş olmakla taraflar yararına kazanılmış hak doğar. Kazanılmış hak kuralı ise kamu düzeniyle ilgili olup resen araştırılması gerekli bir usul kuralıdır. Ancak maddi hataya dayalı olan bozma kararına uyulması ve buna göre bir karar verilmiş olması, kazanılmış hak kuralının istisnasını teşkil eder. Bu husus da gerek yargısal uygulamalarda ve gerek öğretide sapma göstermeksizin benimsenmiştir.

Öyleyse, somut olayda taraflar arasındaki ilişki inançlı işlem olmayıp hileden kaynaklandığına göre, maddi yanılgıya dayalı olmakla taraflar yararına kazanılmış hak doğurmayan mahkemenin 01.04.2010 tarih 3-123 sayılı kararı ile Daire onamasının doğru olduğu söylenemez.

SONUÇ / HÜKÜM

Değinilen bu hususlar davacının karar düzeltme isteği üzerine bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davacının karar düzeltme isteğinin HUMK 440 maddesi hükmü uyarınca kabulü ile Dairenin 14.12.2010 tarih ve 2010/8598 E., 2010/13379 K. sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, yukarıda değinilen ilkelerde hile olgusu yönünden gözetilerek, toplanan ve toplanacak dediler ile birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi için Yerel Mahkemenin 01.04.2010 tarih ve 2010/3 E., 2010/123 K. sayılı kararının HUMK 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/3301, K. 2011/3857, 4 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/3301
Karar No
2011/3857
Tarih
4 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/3302 K.2011/2004
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/3302 K.2011/5628
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/3303 K.2011/2498
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/3303 K.2011/2222
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2011/3303 K.2011/3902
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/3303 K.2011/5036

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.