KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/3455 E., 2011/4210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2011
- Mahkemesi
- ADANA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/12/2010
- Numarası
- 2010/294-2010/922
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kök miras bırakan T. O.'ın 1 parsel sayılı taşınmazını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı oğluna satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek, payları oranında iptal ve tescil isteminde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma istemi değerden reddedilip, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 1 parsel sayılı taşınmazın miras bırakan tarafından 31.08.1987 tarihli resmi akitle davalı A.e satış suretiyle yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu anlaşıldığına göre davacıların miras payları oranında davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddiyle hükmün ONANMASINA
Ancak, dava dışı K. B.vasisi terekede kısıtlınında miras payının bulunduğunu ileri sürerek, davaya asli müdahale talebinde bulunmuş olup, asli müdahale dilekçesi veren K.B.vasisi dilekçesini harçlandırmamış, mahkemece de harç tahsil edilmemiştir. Esasen, harç tahsil edilse bile dava davacıların miras payı oranında açılmış, tereke dava konusu edilmemiştir.
Bilindiği üzere, HUMK’da (53.md. ve dv.) fer’i müdahale kabul edilmekle beraber asli müdahaleye yer verilmemiş, ne var ki, doktrininde benimsendiği üzere yargısal uygulamalarla dava konusu edilen şeyde davanın taraflarının dışındaki bir kimsenin harcını ödeyerek bağımsız hak talep etmesi asli müdahale olarak kabul edilmiştir. O halde, bu kişi yönünden yöntemine uygun biçimde açılmış bir dava bulunmadığı gibi, davaya asli müdahilliğinden de söz edilemeyeceği açıktır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/3455, K. 2011/4210, 11 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama