İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/3837 K.2011/4847

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2011/3837Karar2011/4847Tarih25 Nisan 2011Okuma4 dk · 770 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/3837 E., 2011/4847 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Nisan 2011
Mahkemesi
BURSA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
31/12/2010
Numarası
2009/186-2010/644
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

770 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, 740 parselde bulunan payını davalı N. ve babası M.C.dan 21.02.1997 tarihinde satın aldığını, davalı M.in sonradan kendisinden taşınmazın paylı mülkiyet üzere olması nedeniyle müstakil mülkiyete dönüştürmek için vekaletname istediğini o nedenle 18.02.1998 tarihinde vekaletname verdiğini, ne var ki davalı M.’in dava konusu payını bu vekaletname ile 20.02.1998 tarihinde diğer davalı Y.’e sattığını, bu durumu 8 ay kadar önce vergi işlemlerini yaptırdığı sırada öğrendiğini, o nedenle azilname düzenlediğini ve davalı M.hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaliyle adına tescili, ıslah ile de olmadığı taktirde tazminat isteğinde bulunmuştur.

Davalılardan yüksel, davanın reddini savunmuş, diğer davalı M., satış işleminin doğru olduğunu belirtmiştir.

Mahkemece, davalı M.’in vekalet görevinin kötüye kullanıldığının belirlendiği, dava konusu taşınmazın davalı Y.e muvazaalı satıldığının kanıtlanamadığı gerekçeleriyle tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, tazminat isteğinin ise davalı M. yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde tazminat isteğine ilişkindir.

Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacının; davalı N.’dan satın almış olduğu taşınmazdaki paydan ötürü, N.ın babası olan diğer davalı M.’in yönlendirmesi ve imar aşamasında müstakil parsel oluşturulması için işlemleri takip etmek üzere davalı M.e vekaletname verdiğini, ancak bu davalının vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazını diğer davalı Y.’e sattığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne var ki üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince; çekişmeli taşınmazın davalı vekil M.in vekil kıldığı Sanayi D. tarafından diğer davalılardan Y.l’e 18.02.1998 tarihinde, keşfen belirlenen değere göre sembolik kalan, 250 TL bedel karşılığında temlik edildiği, halen de taşınmaz kaydının bu davalı üzerinde bulunduğu, devre rağmen davacı tarafından taşınmaz üzerine bina inşa edilerek tasarruf edildiği, davacının beyanına göre taşınmazın davacının kız kardeşi tarafından kullanıldığı, aradan geçen onca süreye rağmen kayıt maliki davalı tarafından bu duruma karşı çıkılmadığı, bu durumun hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği anlaşılmaktadır.

Öte yandan davacının 23.07.2009 tarihli beyanının vekaletname verme ilişkisi ve sürecine ilişkin olduğu, nitekim davacının aynı beyanında tapu iptali ve tescil isteğinde ısrarlı olduğunu, aksi halde tazminat isteğinde bulunduğunu bildirdiği, diğer taraftan vekaletnamenin verilişinin imar uygulaması ile ilgili işlemlerin takibine yönelik olduğu, sonuç olarak tüm bu olgular gözetildiğinde davalıların el ve işbirliği içinde hareket etikleri yargısına varılmaktadır.

Hal böyle olunca davadaki ilk istek olan tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Öyleyse davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün belirtilen nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/3837, K. 2011/4847, 25 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/3837
Karar No
2011/4847
Tarih
25 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/3838 K.2011/5310
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/3838 K.2011/5198
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/3838 K.2011/5060
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/3839 K.2011/5307
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/3839 K.2011/4962
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/3840 K.2011/4216

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.