KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/3966 E., 2011/4908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2011
- Mahkemesi
- KARTAL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/10/2010
- Numarası
- 2009/261-2010/323
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 9 parsel sayılı taşınmazı davalının uzun süredir haksız olarak kullanmak ve muhtesat yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahale olgusunun dava açıldıktan sonra ortadan kalkması nedeniyle elatmanın önlenmesi ve yıkım konusunda karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 9 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, davalının taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten ya da sözleşmeden kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, dava tarihine göre taşınmazı muhtesat yapmak suretiyle kullandığı, ancak yargılama sırasında muhtesatı ortadan kaldırmak suretiyle tasarrufu sonlandırdığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, konusuz kalan elatmanın önlenmesi ve yıkım yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının öteki temyiz itirazlarına gelince; davacı iddiasını ispat bakımından tanık deliline dayanmış, ancak yargılama süresince tanık isimlerini bildirmemiş ise de duruşmada dinlenen davacı tanığı Serhat beyanında; davacının 2005 yılında işyerine gelerek taşınmazı kullanabileceklerini söylediğini, davalı şirketin de bu rızaya dayalı olarak depo olarak kullanmaya başladığını belirtmiş, davalının tüm aşamalardaki savunmasını doğrulamıştır.
O halde; davalı tanığının beyanları hilafına başkaca delil bulunmadığına ve Türk Medeni Kanununun 6.maddesi hükmü uyarınca davacı iddiasını ispatlayamadığına göre, dava tarihinden önceki dönem için davalının fuzuli şagil sayılamayacağı gözetilerek ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/3966, K. 2011/4908, 27 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama