İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/4412 K.2011/9002

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2011/4412Karar2011/9002Tarih20 Eylül 2011Okuma5 dk · 952 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/4412 E., 2011/9002 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Eylül 2011
Mahkemesi
ÇARŞAMBA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
28/12/2010
Numarası
2010/69-2010/535
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

952 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, kayden maliki olduğu 33 parsel sayılı taşınmazdaki 21/28 payının satışı için davalı oğlu M.ya 20.11.2009 tarihinde vekil tayin ettiğini, ancak davalı oğlunun anılan payı sembolik bir bedelle diğer davalıya 2.12.2009 tarihinde ve satış suretiyle temlik ettiğini, davalıların çıkar ve işbirliği içerisinde hareket ederek vekalet görevini kötüye kullandıklarını ileri sürüp, tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğinde bulunmuştur.

Davalı A., çekişme konusu taşınmazı kendine ait 3 adet taşınmaza komşu olması nedeniyle ve yapılan pazarlık sonucu 13.000.-TL peşin, 15.000.-TL'sını da bono düzenleyerek toplam 28.000.-TL bedelle satın aldığını, iyiniyetli olup, diğer davalıyla işbirliği içinde olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Davalı M., davacı annesi aleyhinde açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasından vazgeçmesi karşılığında davacı annesinin fındıklıklarını kendisine verme teklifini kabul etmesi üzerine davacının vekaletname verdiğini ve kendisinin de bu vekaletnameye istinaden dava konusu taşınmazı diğer davalıya 28.000.-TL bedelle sattığını beyan etmiştir.

Mahkemece, davalı M.'nın vekalet görevini kötüye kullandığı, diğer davalının da bunu bilebilecek durumunda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı A.B.vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.09.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat gelmedi, temyiz edilen davacı asil B. A. ile vekili Avukat M.Y. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 33 parsel sayılı taşınmazdaki davacıya ait 21/28 payın, davacının Çarşamba ....Noterliğinden vermiş olduğu 20.11.2009 tarih ve 7675 sayılı vekaletnamesine istinaden vekili olan davalı oğlu M.tarafından 02.12.2009 tarihinde ve satış suretiyle diğer davalı A.’e temlik edildiği, A.’in anılan vekaletnamede tanık olarak imzasının bulunduğu ve ayrıca komşu 34, 37 ve 38 sayılı parsellerin de maliki olduğu; vekaletnamenin dava konusu parsel ile dava dışı başka parsel ve Tekkeköy ilçesindeki taşınmazlara ilişkin olarak ve satış yetkisi içerir şekilde düzenlendiği;

davalı M.’nın, davacı annesi ve dava dışı kardeşleri aleyhine miras bırakan babasının 7 adet taşınmazı temlikiyle ilgili açmış olduğu muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası sonucunda, Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19.11.2009 tarih ve 294-373 sayılı kararıyla, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı, davalıların çıkar ve işbirliği içerisinde hareket ederek vekalet görevini kötüye kullandıklarını ileri sürmüş; davalı M., davacı annesi hakkında açmış olduğu davadan vazgeçmesi karşılığında düzenlenen vekaletnameye istinaden çekişmeli taşınmazı diğer davalıya temlik ettiğini savunmuş, diğer davalı A. ise, taşınmazın bedelini, kısmen nakit ödemek kısmen de protokol ve kambiyo senedi düzenlemek suretiyle satın aldığını beyan etmiştir.

Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi,ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyiniyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne varki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince; her ne kadar akit tablosunda taşınmazın değeri düşük görünse de, gerçek satış bedelinin davalıların savunmalarında belirtilen ve davacının istediği tazminat miktarına yakın bir bedel olarak belirlendiği ve davalılar arasında satış bedeliyle ilgili protokol ile kambiyo senedi düzenlendiği; şayet vekil olan M., elde ettiği bedeli davacıya ödememiş ise, bu hususun tapu iptal ve tescil sebebini teşkil etmeyeceği; yine davalı A.’in taşınmazı gerçekten satın aldıktan sonra kullanmaya başladığı ve halen tasarrufunu sürdürdüğü gözetildiğinde ve bu olgular yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde, davalı A.’in ediniminin korunması gerekeceği sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, eldeki davada terditli olarak tazminat da istenildiğine göre, anılan husus üzerinde durularak satış bedeli konusunda bir karar verilmesi gerektiği açıktır.

Hal böyle olunca; davalı A.hakkındaki davanın reddine, davalı M.bakımından tazminat yönünden araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı A.’in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/4412, K. 2011/9002, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4412
Karar No
2011/9002
Tarih
20 Eylül 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/4413 K.2011/12207
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/4413 K.2011/4761
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/4413 K.2011/24204
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/4414 K.2011/27443
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/4414 K.2011/12658
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/4414 K.2011/6967

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.