KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/5055 E., 2011/6191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- KEMER ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/02/2010
- Numarası
- 2007/425-2010/37
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 189 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 18 nolu bağımsız bölümün davalı tarafından projeye aykırı olarak müdahale edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, husumet itirazında bulunup, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olup, mahkemece kayden davacıya ait 189 parseldeki 18 nolu bağımsız bölüme davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın kullandığı gözetilmek ve kayda üstünlük tanımak suretiyle 16 nolu bağımsız bölüm yönünden elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;
Nevar ki, mahkemece dava dışı kişi adına kayıtlı olup yargılama aşamasında bu kişi tarafından kullanıldığı anlaşılan 19 nolu bağımsız bölümün, davanın açıldığı tarih itibariyle davalı kullanımında bulunmadığı gözetilerek husumetten ret kararı verilmesi gerekirken, elatmanın önlenmesi isteği yönünden kabul kapsamına alınması doğru değildir.
Diğer taraftan, davacı elatmanın önlenmesi isteği yanında ecrimisil isteğinde de bulunmuş, mahkemece davalının iyiniyetli olduğundan bahisle ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiş ise de, çekişmeli bağımsız bölümün davalı tarafından davacıya satıldığı, davalının çekişmeli bağımsız bölümün durumunu ve projesini bilen konumunda olduğu gözetildiğinde davalının iyiniyetinden bahsedilemeyeceği ve 16 nolu bağımsız bölüm yönünden ecrimisilden sorumlu olacağı kuşkusuzdur.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/5055, K. 2011/6191, 26 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama