KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/5338 E., 2011/6654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2011
- Mahkemesi
- DİVRİĞİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/05/2010
- Numarası
- 2009/371-2010/91
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı adına kadastro çalışmaları sırasında tescil edilen 5 parça taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunduğunu, davalı yararına zilyetlik koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazlardan bir kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, diğer taşınmazın ise köy yerleşim alanı içinde orta malı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiasına dayalı olarak açtığı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği gibi, tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten ve HUMK.nun 376. maddesine göre; son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin; aynı yasanın 388. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu 389. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Somut olayda, dava konusu yerler 104 ada 1, 152 ada 1, 166 ada 616, 729 ve 198 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar olduğu halde, mahkemece kurulan hükmün gerekçe bölümünde eldeki davaya konu edilmeyen 103 ada 76 ve 203 ada 43 parseller hakkında açıklama yapıldıktan sonra hüküm kısmında dava konusu 104 ada 1 parsel dışındaki taşınmazlar bakımından davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, hükmün gerekçe bölümü ile hüküm fıkrasının çeliştiği, dolayısıyla HUMK.nun 381-388 maddelerine aykırı olarak hüküm tesis edildiği açıktır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/5338, K. 2011/6654, 2 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama