İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/5470 K.2011/7013

Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı İ...'in sahte senetlerle hakkında icra takibi başlatarak usulsüz tebligatlarla takibi kesinleştirmek suretiyle kayden malik olduğu 3 ve 12 parsel sayılı taşınmazlarını alacağına mahsuben icra dosyasında…

Esas2011/5470Karar2011/7013Tarih9 Haziran 2011Okuma5 dk · 915 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/5470 E., 2011/7013 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Haziran 2011
Mahkemesi
ANTALYA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
14/12/2010
Numarası
2008/14-2010/427
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

915 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı İ...'in sahte senetlerle hakkında icra takibi başlatarak usulsüz tebligatlarla takibi kesinleştirmek suretiyle kayden malik olduğu 3 ve 12 parsel sayılı taşınmazlarını alacağına mahsuben icra dosyasında ihale sonucu aldığını, daha sonra da taşınmazları muvazaalı biçimde davalı Ş...'ye aktardığını, ondan da yine muvazaalı olarak davalı S...'e devredildiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmaz bedellerinin tazmini isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Davanın reddine dair verilen karar, Dairece; ... İşin esasına girilerek tarafların tüm delillerinin toplanması, hazırlık soruşturması sonunda ceza davası açılır ise o davanın da incelenmesi, takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasının araştırılarak açıklığa kavuşturulması, davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde İ.adına yapılan tescilin yolsuz nitelik taşıyacağı gözetilerek,

davalılar Ş... ve S...’in İ...ile el ve işbirliği içinde bulunup bulunmadıkları, yolsuz tescili bilip bilmedikleri, ya da bilebilecek konumda olup olmadıkları, bir başka deyişle TMK.’nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacakları üzerinde durulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ” hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalılar Ş...ve S... yönünden davanın reddine davalı İ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ile davalı İ... A... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü: Dava, borçlu olmadığının tespiti, yolsuz ve danışıklı tescil iddialarına dayalı tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde bedel isteklerine ilişkindir.

Davanın reddine dair verilen karar Dairece; “ Davalı İ...’in takibe koyduğu senedin sahteliği saptandığında İ.adına oluşan kaydın hukuki dayanağının ortadan kalkacağı ve TMK.’ nun 1025.maddesi hükmüne göre yolsuz tescil niteliği taşıyacağı, diğer davalıların da İ.ile el ve işbirliği içerisinde bulunmaları durumunda edinimlerinin korunamayacağı, hal böyle olunca, işin esasına girilerek tarafların tüm delillerinin toplanması, hazırlık soruşturması sonunda ceza davası açılır ise o davanın da incelenmesi, takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasının araştırılarak açıklığa kavuşturulması,

davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde İ... adına yapılan tescilin yolsuz nitelik taşıyacağı gözetilerek, davalılar Ş...ve S...’in İ...

İle el ve işbirliği içinde bulunup bulunmadıkları, yolsuz tescili bilip bilmedikleri, ya da bilebilecek konumda olup olmadıkları, bir başka deyişle TMK.’nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacakları üzerinde durulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ” hususlarına değinilerek bozulduğu, mahkemece takibe konu yapılan senetteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı yönünde araştırma yapılarak, senetteki imzanın davacının elinden sadır olmadığı,

son malik davalı Sevim'in iyiniyetli olduğu gerekçesi ile tapu iptal tescil isteğinin tüm davalılar yönünden reddine, davacının borçlu olmadığının tespitine ve davalı İ... A... aleyhine açılan tazminat isteğinin kabulüne karar verildiği görülmektedir.

Bilindiği üzere, bozmaya uyulmakla taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşacağı kuşkusuzdur. Diğer taraftan; Hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla Medeni Kanunun 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989, tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023.maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.

Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

Belirtilen ilke M.K.nın 1023.maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1.fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.

Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğin den (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.11.1991 tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.

Somut olaya gelince; mahkemece bozmaya uyulduğu halde, davalılar Ş.ve S.'in İ. ile el ve işbirliği içinde bulunup bulunmadıkları, yolsuz tescili bilip bilmedikleri ya da bilebilecek konumda olup olmadıkları, diğer bir deyişle Türk Medeni Kanunun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacakları hususunda yukarıda değinilen ilkelere göre bir değerlendirme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

Hal böyle olunca, tarafların tüm delillerinin eksiksiz toplanması, toplanmış ve toplanacak delillerin yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi ve ondan sonra terditli açılan dava da öncelikle tapu iptal ve tescil isteği yönünden bir karar verilmesi, son kayıt malikinin iyiniyetli olduğunun belirlenmesi halinde ise bedel isteği yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken eksik soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Tarafların temyiz itirazları belirtilen sebeplerle belirtilen sebeplerle yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK.'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/5470, K. 2011/7013, 9 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/5470
Karar No
2011/7013
Tarih
9 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/5471 K.2011/11360
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/5471 K.2011/10800
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/5473 K.2011/7908
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/5473 K.2011/10801
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/5474 K.2011/9976
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/5474 K.2011/7914

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.