İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/6366 K.2011/6895

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2011/6366Karar2011/6895Tarih8 Haziran 2011Okuma4 dk · 859 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2011/6366 E., 2011/6895 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Haziran 2011
Mahkemesi
BOZÜYÜK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
09/03/2011
Numarası
2010/308-2011/74
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

859 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, davalı F...'nın miras bırakan babasını kandırmak suretiyle satış yetkisini içerir şekilde vekaletname aldığını ve hile ile aldığı bu vekaletnameyi kullanmak suretiyle, kendisinden mal kaçırmak amacıyla miras bırakana ait çekişme konusu 22 parsel sayılı taşınmazı oğlu olan diğer davalı İ.'e satış biçiminde temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptali ile tescili isteğinde bulunmuştur.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, Borçlar Kanununun 31. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı E... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, Mahkemece, hile hukuksal nedenine dayalı davanın, BK'nun 31. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden;

davacının, davalı F...'ın, miras bırakan babasını kandırmak suretiyle çekişme konusu 22 parsel sayılı taşınmazın satış yetkisini içerir şekilde vekaletname aldığını ve hile ile aldığı bu vekaletnameyi kullanmak suretiyle kendisinden mal kaçırmak amacıyla miras bırakana ait 22 parsel sayılı taşınmazı oğlu olan diğer davalı İsmail'e satış biçiminde temlik ettiğini, davalıların hileli yollarla taşınmazı elde ettiklerini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile kendisi ve diğer mirasçı M...

A... Adına tescili isteği ile eldeki davayı açtığı, diğer mirasçı M... A...'nin davacı yanında davaya katıldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, olayları bildirmek taraflara hukuki nitelendirmeyi yaparak olaya uygulanacak kanun hükümlerini tespit ve tayin etmek hakime aittir.

Dava dilekçesi ve iddianın ileri sürülüş biçiminden; davada, davalı vekil F...'nın, hileli hareketleri sonucunda davacı tarafın miras bırakanından satış yetkisi içerir şekilde alınan vekaletnamenin kötüye kullanıldığı, temlikin bu yolla sağlandığı ileri sürüldüğüne göre, eldeki davada, hile hukuksal nedenine değil, vekaletin hile ile alındığı iddiası vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasında içerdiğinden davada vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanıldığı açıktır.

Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi,ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne varki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince; nüfus kaydına göre 1929 doğumlu miras bırakan M... U...'ın 27.2.1981 tarihinde öldüğü, davacı E.ve davacı yanında davaya katılan M... A... dışında mirasçısının bulunmadığı, miras bırakan M... U...'ın, Bozüyük Noterliğince düzenlenen 25.2.1981 tarih, 2007 yevmiye nolu vekaletname davalı F...'yı çekişme konusu 22 parsel sayılı taşınmazın satışı husunda vekil tayin ettiği, davalı vekil F...' nın da, miras bırakan M... U...'a vekaleten, çekişme konusu 22 parsel sayılı taşınmazı 26.2.1981 tarihinde dava dışı eşi A...'e; A...'inde 25.12.1989 tarihinde oğlu olan diğer davalı İ...'e satış biçiminde temlik ettiği görülmektedir.

Ne var ki, Mahkemece bu yönde bir araştırma ,inceleme ve soruşturma yapıldığı söylenemez.

Hal böyle olunca, Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca, iddia ve savunma doğrultusunda, tarafların tüm delillerinin toplanması, dava konusu taşınmazın akit ve dava tarihindeki gerçek değerlerinin saptanması, gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi, miras bırakan M...

U...'ın, zararlandırılıp zararlandırılmadığının, vekalet görevinin kötüye kullanılıp kullanılmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı kabul edildiği takdirde, davalı İsmail'in ikinci el konumunda olduğu gözetilerek, bu yönde de soruşturmanın eksiksiz tamamlanması hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek ve noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının, temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 8.6.2011 tarihinde oybirliğıyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/6366, K. 2011/6895, 8 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6366
Karar No
2011/6895
Tarih
8 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/6367 K.2011/7383
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/6367 K.2011/8349
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/6367 K.2011/10117
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/6368 K.2011/11375
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/6368 K.2011/7402
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/6368 K.2011/7855

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.