KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/7122 E., 2011/9272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2011
- Mahkemesi
- KARAİSALI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/12/1995
- Numarası
- 1994/909-1995/581
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, Ramazanoğlu Halilbeyoğl Piri Mehmet Paşa vakfiyesi kapsamında bulunan 126 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti ile davalı adına tescil edildiğini, sahih vakıf kapsamında bulunan taşınmazların zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Ramazanoğlu vakfı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının kimlik tespiti yapılmadan davanın reddine dair beyan alınmışsa da, davalının dava tarihinde önce ölü olduğu görülmektedir.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın dayanak vakfiye kapsamında kaldığı, zilyetlikle yerin kazanılamayacağı, 1967 tarihi itibariyle zilyetlik süresinin de dolmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalının bir kısım mirasçıları tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, tapu iptali ve tescil istekli davalar, kayıt malikine husumet tevcih edilmek suretiyle açılır.
Davada, kendisine husumet yöneltilen kayıt maliki K. S.’ın davadan önce, 21.09.1988 tarihinde öldüğü dosya kapsamı ile sabittir.
04.05.1978 tarih ve 4/5 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, ölü kişi aleyhine dava açılmasına ve mirasçıların davaya dahil edilmek suretiyle davanın yürütülmesine olanak yoktur. Diğer bir söyleyişle, ıslah yoluyla dahi olsa, hasım değiştirme olanaksız bulunduğu gibi, davadan önce ölen davalının mirasçılarına dahili dava yolu ile taraf sıfatı kazandırılması mümkün değildir. Açıklanan bu husus kamu düzeni ile ilgili ve re'sen gözetilmesi gereken bir kural olup, dava şartıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/7122, K. 2011/9272, 22 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama