KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/7906 E., 2011/9878 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2011
- Mahkemesi
- ESKİŞEHİR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/04/2011
- Numarası
- 2010/730-2011/160
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 3543 ve 277 parsel sayılı taşınmazların malik olduğunu, komşu 333 nolu parsel maliki davalının çit çekmek suretiyle 277 nolu parselin bir kısmına müdahale ettiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve çitin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, kendisine ait taşınmazı satın aldığında dava konusu çitin çekili olduğunu, aslında davacının kendisine ait taşınmaza tecavüzü bulunduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından 3402 sayılı Yasanın 41.maddesine dayanılarak işlem yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne başvurulmayıp doğrudan mahkemede dava açıldığı, uyuşmazlığın idari makamın görevine girdiği gerekçesiyle yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin olup mahkemece, çekişmeli yerde tersimat hatası bulunduğu ve bu sebeple bu hatanın giderilmesinin idareye ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, mahkemece mahallinde yapılan keşif neticesinde elde edilen bilirkişi raporu ile 3402 sayılı Yasanın 41.maddesi hükmü uyarınca tersimat hatası bulunduğu saptanmıştır.
O halde, anılan hatanın giderilmesi bakımından davacı tarafa olanak tanınması ve bu hususun eldeki dava bakımından bekletici mesele kabul edilmesi ve ondan sonra belirlenecek olgu gözetilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/7906, K. 2011/9878, 5 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama