KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/9487 E., 2011/11942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
- Mahkemesi
- SANDIKLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/05/2011
- Numarası
- 2010/140-2011/264
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanın maliki olduğu 1315 parsel sayılı taşınmazını satış suretiyle davalı H.'a temlik ettiğini, ondanda diğer davalıya danışıklı olarak devredildiğini, yapılan işlemlerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptal ve tescile ya da tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlandığı, son kayıt malikininde muvazaalı işlemi bilebilecek konumda olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.11.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil ya da tenkis isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; özellikle miras bırakanın yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, son kayıt malikininde muvazaalı işlemi bilen ve bilmesi gereken kişi konumunda olup TMK nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacğı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, dava dilekçesinde gösterilen ve itiraza uğramayan değer üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi gözetilmek suretiyle avukatlık ücreti tayin ve takdir edilmesi gerekirken, keşfen belirlenen ancak harcı tamamlanmayan değer üzerinden fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, nispi karar harcınında davacıların kabul edilen payları oranında hükmedilmemiş olmasıda isabetli değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/9487, K. 2011/11942, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama