KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2011/9994 E., 2011/9393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/11/2010
- Numarası
- 2008/487-2010/299
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı-davalı, maliki olduğu 7 parsel sayılı taşınmaza, davalının haklı ve geçerli neden olmaksızın müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı-davacı, asıl davanın reddini savunmuş, davacı-davalı aleyhine açtığı birleşen davada ise, çekişme konusu taşınmazdaki yapıya aralarındaki anlaşmaya istisnaden ilave iki kat yaptığını, inşa edilen iki katın bedelinin davacı-davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı-davalının tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, elatmanın önlenmesi ecrimisil, birleşen dava tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, ecrisimil isteğinin kısmen,tazminat isteğinin tümden kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, HUMK’nun 388/son (6100 sayılı HMK'nun 297/2) maddesi uyarınca, hüküm sonucu kısmında; istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Davacı, asıl davada mülkiyet hakkına dayalı olarak davalının kullanımının haklı ve geçerli nedene dayanmadığı iddiası ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur. Ne var ki mahkemece hüküm fıkrasında elatmanın önlenmesi isteği yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş, yalnız ecrimisil isteği ve birleşen davadaki tazminat isteği yönünden hüküm kurulmuştur.
Hal böyle olunca, davacı-davalının elatmanın önlenmesi isteği bakımından da bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/9994, K. 2011/9393, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama