İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/10743 K.2012/12872

Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.11.2012 Salı günü için yapılan…

Esas2012/10743Karar2012/12872Tarih13 Kasım 2012Okuma5 dk · 988 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2012/10743 E., 2012/12872 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Kasım 2012
Mahkemesi
ADALAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
22/09/1999
Numarası
1999/50-1999/114
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

988 kelime·5 dk okuma

Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.11.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar E... İ...vd. vekili Avukat E... P..., davalılar G... V.... Vd. vekili Avukat V... Y... ile temyiz edilen vekili Avukat G... Ş... Geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, çekişmeli taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden çekişme konusu 63 ada 7 parsel sayılı taşınmazın öncesinde 1923'de ölen L...Y... Z...'ye aitken kadastro sırasında mirasçıları olduğu anlaşılan E..., L.., Ko..., S..., Y.. ve E... Adlarına 1932’de tespit edilerek çap kaydı oluştuktan sonra 26.10.940 tarihinde Türk vatandaşı olan M...'e satıldığı, ondanda yine 19.11.940 tarihli satışla aynı şekilde Türk vatandaşı P... K... S...’a devredildiği ve P...'ın da ölümü ile 1/3 er pay olmak üzere mirasçıları O..., G...ve P...ya intikal ettiği ve P...'nun da ölümü neticesinde sahip olduğu payın davada yer alan mirasçıları E..., M...ve R...'ya miras yoluyla geçtiği anlaşılmaktadır.

Adına kadastro tespiti ile sicil kaydı oluşturulan yukarda adı geçen E..., L..., K..., S..., Y...ve E...’nin İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.2.1994 tarih, 1990/76 E. 1994/574 K. Ve yine aynı mahkemenin 14.5.1997 tarih, 1995/160 E. 1997/299 K. Sayılı, derecattan geçerek kesinleşen kararları ile kaçak ve yitik kişi oldukları saptanmıştır. O halde anılan mahkemece belirlenen bu olgu Anayasanın 138/4. maddesi gereğince eldeki dava yönünden de bağlayıcı niteliktedir.

Diğer taraftan Türkiye ile Yunanistan arasında Muhtelit Mübadele Komisyonunun kaldırılmasına dair düzenlenen mukavelename 28.12.933 tarih ve 2374 sayılı kanunla onaylanmış olup, bu komisyonun önceden almış olduğu kararları 17 Haziran 1930 gün ve 1725 sayılı Kanunla onaylanan Ankara Mukavelenamesinin 25. maddesine ilişkin olup komisyon kararına muhatap kişiler kaçak ve yitik olan kişiler değildir. Tabi olması gerekenler Lozan anlaşması ve diğer anlaşmalar gereğince mubadeleye tabi olan Rum Ortadoks dininden (Türk) vatandaşlarıdır.

Oysa, firari ve yitik kişiler (1339 tarihli 333 sayılı Yasa ile değiştirilen 1331 tarihli Kanun gibi) emvali metruke kanunlarına tabi bulunmaktadırlar. Bu itibarla somut olayda Muhtelit Mübadele Komisyonu kararının varlığı aranamaz.

Öte yandan, kaçak ve yitik kişilerden kalan taşınmazların kanunları gereğince Devlete kalacağı öngörülmüş iken çekişmeli taşınmazın belirtilen sebeple Hazine adına tespit ve tescil edilmesi yerine mütegayyip kişi (kaçak ve yitik) oldukları anlaşılan L...Y... Z...'nin mirasçıları olan yukarıda adı geçen şahısları adına kadastro tespitinin yapılması yasal olmadığı gibi bu sebeple oluşan sicil kayıtlarınında Türk Medeni Kanununun 1025. maddesi gereğince yolsuz tescil niteliği taşıyacağı tartışmasızdır.

Ne var ki, sicil kayıtları bu yolla oluşan taşınmazları tapu kütüğünün güvenilirliği (aleniliği) ilkesinden hareketle durumu bilen ve bilmesi gereken konumunda (TMK 1024. md.)bulunmayan kişilerce edinilmesi halinde aynı yasanın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanmaları gerekeceği, edinmelerinin korunacağı sabittir. Ayrıca şu da ifade edilmelidir ki her ne kadar kamu mallarının edinilmesinde iyi niyet hukuki sonuç doğurmaz ise de, çekişmeye konu taşınmazın 3402 sayılı Yasanın 16/A, B, C, maddesinde sayılan kamu mallarından olmadığıda açıktır.

Ancak, mahkemece yolsuz tescile dayalı oluşan sicil kaydından edinen sonraki ellerin iktisabının iyiniyete dayanıp dayanmadığı yönünde bir araştırma yapılmış değildir.

Hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları,dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle,alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir.

Bu amaçla Medeni Kanunun 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989, tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.

Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş,bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış,iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş,değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarakta tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyiniyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

Belirtilen ilke M.K.nun 1023.maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddenin 1.fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tesçil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tesçile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne varki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyiniyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.

Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi,hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.

Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı,kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta,şeklen iyi niyetli gözükeni değil,gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması,bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu,iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğin den (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.11.1991 tarih 1990/4 esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.

Hal böyle olunca, yolsuz tescille oluşan sicilden sonradan iktisap edenlerin iyi niyetli olup olmadıklarının, yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken konumda bulunup bulunmadıklarının yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik tahkikatla yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/10743, K. 2012/12872, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/10743
Karar No
2012/12872
Tarih
13 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/10744 K.2012/10935
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/10744 K.2012/12009
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/10745 K.2012/14354
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/10745 K.2012/10745
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/10745 K.2012/12036
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/10745 K.2012/28134

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.