KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/11648 E., 2012/15344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/05/2012
- Numarası
- 2011/595-2012/151
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmeleri ile mümkündür.
Tarafların davada yer almaları, dava ile ilgili işlemleri öğrenmeleri ve kendilerine tanınan hakları kullanmaları usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir.
Taraflara tebligat yapılmasını düzenleyen 6100 sayılı HMK 27. (1086 sayılı HUMK.’nun 73.) maddesi hükmünde çok açık bir şekilde vurgulanan Hukuki Dinlenme Hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde açıklanan adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Mahkeme, kural olarak tarafların iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.
Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir. Öncelikle yasaya uygun biçimde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi asıldır.
Somut olayda, Dairenin bozma kararı doğrultusunda davalı tarafa ait 10 parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşı da davaya dahil edilmiş ise de kendisine dava dilekçesi 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Tebligat parçasında muhatabın adreste bulunmadığı ifade edildikten sonra komşusu A... K...'ya haber verildiği ve imzadan imtina ettiği bildirilmiştir. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29. maddesinde sözü edilen muhatabın adreste bulunmama nedeni belirtilmemiştir. Bu durumda tebligatın yöntemine uygun olduğu söylenemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/11648, K. 2012/15344, 18 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama