KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/11818 E., 2012/10904 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2012
- Mahkemesi
- EŞME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/06/2011
- Numarası
- 2010/52-2011/320
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, hile hukuksal sebebine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davaya konu taşınmazın satış işleminin 07.01.2009 tarihli köy ihtiyar heyeti kararına dayandığı, kararda üye M. A.'ın imzasının sahte olduğu, gerekçesiyle ilgililer hakkında evrakta sahtecilik suçundan ceza davası açıldığı, yapılan satış işleminin dayanağı olan kararın hukuken sakat olması nedeniyle satış işleminin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya içeriğinden, davaya konu 8 parsel sayılı taşınmazın davacı köy tüzel kişiliği adına kayıtlı iken 12.01.2009 tarihli işlemle 1.000.00.-TL bedel karşılığı satış suretiyle davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı taraf, taşınmazın 20.000.-TL değerinde iken önceki muhtar tarafından halasının oğlu olan davalıya menfaat temini için ilan yapılmadan çok düşük bir bedelle satıldığını, keza satım için köy ihtiyar heyeti kararında üye M.'a atfen sahte imza atıldığını, bu şekilde sahtecilik suçunun da işlendiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Gerçekten de; mevcut satıma esas karar ve işlemler nedeniyle eski muhtar ile ihtiyar heyeti üyeleri aleyhine Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/41 esasında resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla dava açıldığı ancak bu davanın sonucu beklenilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır.
Oysa ki; sözü edilen davanın bu davayı etkileyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca ceza davası sonucunun beklenilmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/11818, K. 2012/10904, 8 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama