KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/119 E., 2012/3578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2012
- Mahkemesi
- KARABÜK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/09/2011
- Numarası
- 2010/524-2011/777
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanlarından intikal eden .. parsel sayılı taşınmazlarına komşu .. ve .. parsel maliki davalılar tarafından taşkın bina yapılarak tecavüz edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen ikinci karar Dairece " davalıların TMK'nun 725. maddesi hükmünde öngörülen koşulların lehlerinde gerçekleştiğini belirterek savunma yoluyla temliken tescil isteğinde bulundukları, mahkemece, bu savunma üzerinde durulmadığı ve tarafların bu konudaki delilleri toplanarak gerekli değerlendirme yapılmadığı" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapıldıktan sonra asıl davanın husumet yokluğundan reddine birleştirilen davanın temlikine tescil isteği yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Davalar, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve temliken tescil isteklerine ilişkin olup, Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde işlem yapılarak asıl davanın husumet nedeniyle reddine, birleşen dava yönünden de elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin reddine, temliken tescil isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında ve birleşen davada yargılama giderlerinin temliken tescil isteğinde bulunan davalılar üzerinde bırakılmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Birleşen dosyanın davalılarının tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine
Ancak, asıl dava yanlış hasma karşı açılmış ve husumetten reddedilmiştir. Bu durumda kendisini vekille temsil ettiren asıl davanın davalısı lehine avukatlık ücreti takdiri gerekir iken hüküm fıkrasında buna yer verilmemiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/119, K. 2012/3578, 29 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama