İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/12262 K.2012/10666

Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, davalı H. yönünden kabulüne, davalı İ. yönünden ise reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya…

Esas2012/12262Karar2012/10666Tarih3 Ekim 2012Okuma4 dk · 882 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2012/12262 E., 2012/10666 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Ekim 2012
Mahkemesi
ÜNYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
30/06/2011
Numarası
2010/379-2011/296
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

882 kelime·4 dk okuma

Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, davalı H. yönünden kabulüne, davalı İ. yönünden ise reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

Hükmün davalı H.tarafından temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin ek kararın H.'a usulüne uygun olarak 07.06.2012 tarihinde tebliğ edildiği; ek kararı, HUMK'nun 432/son maddesinde öngörülen 7 günlük temyiz süresi aşıldıktan sonra 18.6.2012 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, davalı H.'ın temyiz isteğinin REDDİNE

Davacının temyizine gelince; Dava, yolsuz tescil (ketmi verese) hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, Mahkemece, ketmi verese olgusunun varlığından söz edilerek, ilk el durumundaki davalı H.yönünden davanın kabulüne; davacının, 27.12.1939 tarihli 11/60 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince ikinci el durumunda bulunan davalı İ.'in kötüniyetli olduğu iddiasına dayanmadığı gibi, İ..'in, tapu sicillerinin aleniliği ve güvenirliği ilkeleri uyarınca ediniminin Türk Medeni Kanunu'nun1023. maddesinde öngörülen iyiniyetli müktesibin iktisabının korunacağı hükmü kapsamında bulunduğu, kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı İsmail hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, davacı tarafından, davalı İ. aleyhine eldeki dava açılmakla kötüniyetli olduğu iddiasının ileri sürüldüğünün kabulü gerekir.Öte yandan, davada dayanılan taşınmazın aynına yönelik ketmi verese olgusunun, kesinleşmiş verasetin iptali kararıyla sabit olacağı tartışmasızdır. Bu durumda, öncelikle ketmi verese olgusunun, çekişmeli taşınmazın mirasçılara intikaline esas Ünye Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.8.1999 günlü, 1999/464-434 sayılı veraset ilamına karşı hasımlı olarak açılacak veraset ilamının iptali davası sonucu elde edilecek kesinleşmiş kararla belirlenmesi gerekeceği açıktır.

Ne var ki, mahkemece, bu hususta davacıya süre tanınmamıştır. Mahkeme gerekçesinde, davacı tarafından ibraz edilen sonraki tarihli Ünye Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.8.2008 günlü, 2008/1027-1031 sayılı hasımsız veraset ilamından söz edilerek, bu belge ile daha önce alınan 18.8.1999 tarih, 1999/464-434 sayılı veraset belgesinin iptal edildiği belirtilmiş ise de, sonradan hasımsız olarak açılan veraset belgesi talepli dava ile daha önce alınan aynı nitelikli belgenin iptalinin söz konusu olamayacağı tartışmasızdır.

Bundan ayrı, davacı taraf kötü niyetin kanıtlanması için dava dilekçesinde ve 22.6.2010 havale tarihli dilekçesinde, delillerini bildirmiş ve tanık deliline de dayanmıştır. Her ne kadar, Mahkemece, 14.06.2010 tarihli oturumda davacı vekiline delillerini bildirmek üzere kesin süre verilmiş ise de, bu sürenin HMK'nun 94. maddesindeki etkiyi doğurabilmesi için usulüne uygun olarak verilmesi gerekir.

Öyleyse, Mahkemece, tanıkların isim ve adresleri ile bu tanıkların hangi konuda dinleneceğini belirten ve diğer delillerinide bildirmesini içeren bir kesin süre verilmediğine göre, davacıya yazılı ve sözlü delillerinin bildirmesi yönünden verilen kesin mehilin usulüne uygun olduğu söylenemez.

Bilindiği üzere, hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir.

Bu amaçla Medeni Kanunun 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988. ve 989., tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023.maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.

Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

Belirtilen ilke Medeni Kanun'un 1023.maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1.fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne varki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.

Bu nedenle, yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğin den (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.11.1991 tarih l990/4 esas l99l/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.

Hal böyle olunca; yukarıda belirtilen açıklamalar ve ilkeler doğrultusunda, öncelikle, davacıya, hasımlı olarak verasetin iptali davası açması için süre verilmesi, açılacak dava sonucunda, ketmi verese olgusunun kesinleşmiş verasetin iptali kararıyla sabit olması halinde ise, iddia ve savunma doğrultusunda tarafların tüm delillerinin toplanması, toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi, davalı İ.'in ediniminde iyiniyetli olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/12262, K. 2012/10666, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/12262
Karar No
2012/10666
Tarih
3 Ekim 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/12263 K.2012/18578
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/12263 K.2012/15881
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/12263 K.2012/18861
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/12264 K.2012/18862
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/12264 K.2012/18596
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/12265 K.2012/18921

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.