KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/12542 E., 2013/241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2013
- Mahkemesi
- AFŞİN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/12/2009
- Numarası
- 2009/96-2009/88
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 28 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı iken 12.05.2000 tarihinde davalı tarafa satış suretiyle temlik edildiği ve halen davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı dilekçesinde; davalının kendisine bakıp gözeteceği yönündeki telkinleri sonucu çekişmeli taşınmazı satış biçiminde temlik ettiğini, ancak bakım borcunun yerine getirilemediğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Eldeki davada, iddianın ileri sürülüş biçimi dava dilekçesinin içeriği ve dosyada mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının davadaki iddiasının taraf muvazaası ya da temliki işlemin niteliğine yönelik olmayıp hile hukuksal nedenine dayandığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, 6100 sayılı HMK'nın 33. (HUMK 76) maddesi hükmü uyarınca olayları bildirmek taraflara hukuki nitelendirmeyi yapmak ve ona uygun yasal düzünleemeyi tayin ve tespit ederek uygulamak mahkemeye aittir.
Oysa mahkemece; yanlar tarafından gösterilen deliller toplanmasına karşın hile açısından değerlendirme yapılmamıştır.
Bilindiği üzere; aldatma (hile),genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya,özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak,veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma hilede yanıltma söz konusudur.B.K'nun 28/l maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz.Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable Şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
Öte yandan, aldatmanın (hilenin) her türlü delille isbat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir.Aldatma (hile) öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluylada kullanılabilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/12542, K. 2013/241, 17 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama