KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/13705 E., 2013/3145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2012
- Mahkemesi
- MARDİN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/07/2012
- Numarası
- 2011/31-2012/393
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen yargılamanın iadesi davası sonunda, yerel mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, yargılamanın iadesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı, kesinleşen Mardin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/178 E. 2007/270 K. sayılı dosyasında davalı olduğunu, kararın HUMK'nun 445/8 maddesine aykırı olup, anılan dosyada davacı olan C. A.in tereke mümessili olarak vermiş olduğu vekaletin bulunmadığı gibi, ayrıca Sulh Hukuk Mahkemesindeki dava dosyasında da hile yoluyla terekeye mümessil atanması kararının çıkartıldığını, C.A.'in yetkisiz temsilci olarak davaya devam ettiğini, ayrıca HUMK'nun 445/7 maddesine de aykırılık bulunduğunu, C.A.'in yargılamanın her aşamasında davayı takip ederek tebligatların hile ile kendisine ulaşmasını engellediğini ve yokluğunda davanın görülmesini sağladığını ileri sürerek yargılamanın iadesi istemi ile eldeki davayı açmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, kendisine husumet yöneltilen G. A.15.05.2000 doğumlu olup, davacı M.'nun kızıdır. G.ile M. arasında menfaat çatışması bulunduğu için, öncelikle davalı G.'a kayyım atanması ve kayyım huzuru ile davanın görülmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmiş olması doğru değildir. Keza önceden görülüp derecattan geçerek kesinleşen ve yargılamanın iadesi istemine konu olan karar ile muris muvazaasına ilişkin davanın kabul edildiği görülmektedir. O halde, eldeki dava bakımından iadei muhakeme isteği kabul edilip hüküm iptal edildiğine göre 1086 sayılı HUMK'nun 450. (6100 s. HMK'nın 380.) maddesi hükmü gözetilerek işin esası bakımından da bir karar verilmesi gerekirken bu hususun da gözardı edilmiş olması isabetsizdir.
Öte yandan, eski tereke temsilcisi ile ilgili karar iptal edilerek terekeye R. K. temsilci olarak atandığına göre, tereke temsilcisi R.'ın huzuru ile davanın görülmesi gerekirken bu hususun dahi göz ardı edilmiş olması da doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/13705, K. 2013/3145, 4 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama