KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/13817 E., 2012/12974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
- Mahkemesi
- KIRKLARELİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/09/2011
- Numarası
- 2008/181-2011/833
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Kırklareli 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 06.09.2011 gün ve 2008/181 esas 2011/833 karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 14.05.2012 gün ve 2551-5609 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalılar vekilince stenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 681, 1313, 1315, 1907 ve 2206 parsel sayılı taşınmazların kayden davacılar ile davalı H...ve dava dışı Ü...’nin miras bırakanı H... Adına kayıtlı iken, davacıların 25.07.1986 tarih ve 19110 ile 19111 sayılı Gaziosmanpaşa 3. Noterliği’nce düzenlenen vekaletnameleriyle vekil tayin ettikleri davalı Hatice tarafından, 12.07.1991 tarihinde yapılan mirasçılar adına intikalden sonra, davacıların miras paylarının H... ’nin eşi olan diğer davalı Z...’e satış yoluyla temlik edildiği; anılan bu işlemin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiği belirlenmek ve benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ne var ki; davacı Ü...’ın miras payı 4/16, davacılardan Ş... ve A...’nin miras payları 3/16’er olduğu halde, mahkemece, “taşınmazların 16 pay sayılarak 1/4 hissesinin Ü..., 1/3’er hissesinin Ş... ve A... adlarına hisseli olarak tesciline” şeklinde karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, buna bağlı olarak doğru miras payı gözetilmediğinden fazla harç ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması da isabetsizdir.
Her ne kadar davalılar vekilinin 10.10.2011 tarihli dilekçesiyle değinilen konularda düzeltme talebinde bulunulmuş ve mahkemece de gerek tescile hükmedilen pay oranları, gerekse harç ve vekalet ücreti bakımından istek tavzih kapsamında değerlendirilerek 17.10.2011 tarihli ek karar verilmiş ise de, anılan hususların 1086 sayılı HUMK.nun 455 ilâ 459 (01.10.2011tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 304, 304 ve 305. maddeleri kapsamında değerlendirilemeyeceği açıktır.
Bilindiği üzere, hükmün tashihi ve tavzihi koşulları yukarıda belirtilen kanun hükümleri çerçevesinde belirlenmiş, sınırları ve kapsamı da açıklığa kavuşturulmuş olup; hükümde, taraflara tanınan hak ve yüklenen borçların tavzih yoluyla değiştirilemeyeği tartışmasızdır.
Oysa, mahkemece verilen ek kararla hüküm tamamen değiştirilmiş olup, böylesi bir kararın da yok hükmünde olduğu tartışmasızdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/13817, K. 2012/12974, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama