KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/1501 E., 2012/8655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- GÖKÇEADA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/11/2011
- Numarası
- 2010/13-2011/72
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı Hazine vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, Hazine tarafından açılan tapu iptal tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, Daire bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden.
140 ada 33, 37, 53, 71 ve 75 parsel sayılı taşınmazların harici satış senetlerine dayalı olarak davalı adına tespit ve tescil edildiği, daha önce davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, Dairece; zilyetlik koşullarının ve 5663 sayılı Yasa ile değişik 2863 sayılı Yasanın 11. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gereğine değinilerek bozulduğu, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada taşınmazların zaman zaman kullanıldığı ifade edilmiş ise de, mahalli bilirkişilerin beyanlarında taşınmazların önceki zilyetlerinin 1970’li yıllarda adayı terk ettiklerinin ifade edildiği,
taşınmazların uzunca bir süre terk edildiğine göre, sonradan zilyetliği devralan kişinin zilyetliğine değer verilemeyeceği (TMK 996.md), öte yandan her ne kadar zırai bilirkişi tarım arazisi olduğu şeklinde rapor vermiş ise de; yapılan keşif sonucunda dosyaya ibraz edilen fotoğraflardan taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olmadıkları ve zilyetlikle iktisabı mümkün olan yer niteliği taşımadıkları, dolayısıyla kişiler lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, zırai bilirkişinin tarım arazisi olduğu şeklindeki görüşüne değer verilemez.
Öte yandan, dava konusu 37 parsel sayılı taşınmazla ilgili uygulama ve araştırma da yapılmış değildir.
Hal böyle olunca, 33, 53, 71 ve 75 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi hükmü gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi, 37 parsel sayılı taşınmaz bakımından ise, yerinde uygulama yapılması, bir önceki bozma kararında işaret edildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/1501, K. 2012/8655, 11 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama