İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/15731 K.2013/5820

TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 147

Esas2012/15731Karar2013/5820Tarih17 Nisan 2013Okuma6 dk · 1.185 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2012/15731 E., 2013/5820 K.·Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması Nedeniyle Bedel Alacağı Zamanaşımı Muvazaa

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Nisan 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.185 kelime·6 dk okuma

TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 147

TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 237

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;

Davacılar, dedeleri A.A.'den intikal eden taşınmazlar bakımından babaanneleri h.ve babaları A.'ın davalı M.vekil tayin ettiklerini, vekilin taşınmazları üçüncü kişilere satış suretiyle temlik ettiğini, bir bedel ödenmediğini, belirleştirilen davada da vekil M.tarafından bir kısım taşınmazların diğer davalı M. aktarıldığını, bilahare bu taşınmazların da üçüncü kişilere devredildiğini, bu işlemlerin de mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürüp, taşınmazların satış bedellerinden paylarına isabet eden bedel ile munzam zararın tahsili isteklerinde bulunmuşlardır.

Davalılar, zamanaşımı süresinin dolduğunu, bütün yasal mirasçılardan vekaletname alınmak suretiyle işlemlerin gerçekleştirildiğini, iddiaların yerinde olmadığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanılması bakımından 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu; muvazaa bakımından ise iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı.Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü.

Asıl dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı bedel ve para borcunun ödenmesindeki gecikme sebebiyle geçmiş günler faizi ile karşılanamayan munzam zararın tahsili; birleşen dava ise vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muvazaa hukuksal nedenlerine dayalı bedel ve para borcunun ödenmesindeki gecikme sebebiyle geçmiş günler faizi ile karşılanamayan munzam zararın tahsili isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanılması bakımından 818 sayılı Borçlar Kanunun 126/4. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu; muvazaa bakımından ise iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; kök miras bırakan A.A.'in 01.10.1991 tarihinde öldüğü,geriye mirasçı olarak eşi h.ve H.den olma erkek çocukları A., M. A.ile kız çocukları M.,M. M.ve M.ile eşi Z. R.den olma erkek çocuğu s.bıraktığı;S.'un 24.08.1993 tarihinde öldüğü,geriye mirasçı olarak eşi B. ve B.den olma kız çocukları E.ve E.'yı bıraktığı;mirasbırakan A.'ın 17.02.2004 tarihinde öldüğü,geriye mirasçı olarak erkek çocukları davacılar M. ve M. R.'ı bıraktığı; miras bırakan H.'nin 20.08.2009 tarihinde öldüğü,geriye mirasçı olarak

erkek çocuğu M. A. ile kız çocukları M.,M.M.ve M. ile A.'ın çocukları davacılar M.ve M. R.'ı bıraktığı;kök mirasbırakan A.n eşi h.ve kız çocukları M. M. ve M.ile eşi Z.

R.'den olma erkek çocuğu S.un, 08.10.1991 tarih 38660 sayılı vekaletname ile vekil atadığı, A.ın 09.10.1991 tarih 38889 sayılı vekaletname ile M.A.'nın 09.10.1991 tarih 38771 sayılı vekaletname ile davalı M.vekil atadıkları kök muris A.A.'den intikalen mirasçıları adına verasetten iştirak halinde kayıtlı çekişme konusu 81 ada 17 parselde bulunan 3 nolu bağımsız bölümün 20.04.1992 tarihli akitle, B blok 13 nolu bağımsız bölümün 26.12.1991 tarihli akitle, B blok 19, 20, 21, 22 ve 23 nolu bağımsız bölümlerin 30.11.1992 tarihli akitle, 32 ada 3 parseldeki 1 nolu bağımsız bölümün 03.03.1993 tarihli akitle,

4 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin 13.01.1993 tarihli akitle, 5 nolu bağımsız bölümün 23.02.1993 tarihli akitle, 38 ada 5 parseldeki 1,5 ve ½ hisse oranında 2 nolu bağımsız bölümlerin 08.04.1992 tarihli akitle, 38 ada 33 parseldeki B blok 5 nolu bağımsız bölümün 12.01.1993 tarihli akitle, 33 ada 12 parseldeki 14 nolu bağımsız bölümün 08.04.1992 tarihli akitle, 15 nolu bağımsız bölümün 02.04.1992 tarihli akitle, 16 nolu bağımsız bölümün 13.04.1994 tarihli akitle, 17 nolu bağımsız bölümün 20.04.1992 tarihli akitle, 18 nolu bağımsız bölümün 21.04.1992 tarihli akitle, 19 nolu bağımsız bölümün 13.04.1992 tarihli akitle,

32 ada 7 parseldeki 3 nolu bağımsız bölümün 29.01.1993 tarihli akitle, 4, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin 13.01.1993 tarihli akitle, 25 ada 8 parseldeki 8 nolu bağımsız bölümün 10.02.1993 tarihli akitle, 80 ada 6 parseldeki 5 nolu bağımsız bölümün 24.01.1992 tarihli akitle, 6 nolu bağımsız bölümün 16.04.1992 tarihli akitle, 7 nolu bağımsız bölümün 14.04.1992 tarihli akitle, 80 ada 3 parseldeki 3 nolu bağımsız bölümün 02.03.1992 tarihli akitle, 4 nolu bağımsız bölümün 28.04.1992 tarihli akitle,

9 nolu bağımsız bölümün 16.04.1992 tarihli akitle yukarıda belirtilen vekaletnameler kullanılmak suretiyle vekil M. tarafından 3. kişilere satış suretiyle temlik edildiği; ayrıca 38 ada 33 parseldeki A blok 20 nolu bağımsız bölüm ile B blok 4,18 ve 20 nolu bağımsız bölümlerin ve 25 ada 37 parseldeki 16 nolu bağımsız bölümün 28.05.1993 tarihli akitle 09.10.1991 tarih 38889 sayılı vekaletname ile vekil M.tarafından A.ın verasetten iştirak halindeki payının davalı M.

M.'ya satış suretiyle temlik edildiği, akabinde de yukarıda belirtilen vekaletnameler kullanılmak suretiyle vekil m.tarafından yine 3. kişilere satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.

6098 sayılı TBK. nun 147/5. (818 sayılı BK. nun 126/4.) maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin vekalet aktinden kaynaklanan ve vekil ile müvekkil arasındaki çekişmelerde ( iç temsil ilişkilerinde ) uygulama yeri bulacağı tartışmasızdır.

Somut olayda, davacıların alacağı, davalının taşınmaz bedellerini aldığı ve zimmetine geçirdiği tarihte muaccel olmuştur ve olayda 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği tartışmasızdır. Bu nedenle, davacıların vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle bedel istekleri yönünden davanın reddedilmiş olması doğrudur. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,

Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, 6098 sayılı TBK. nun 237 (818 sayılı BK. nun 213) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olayda, davacıların 5 adet (38 ada 33 parseldeki A blok 20 nolu, B blok 4, 18 ve 20 nolu ve 25 ada 37 parseldeki 16 nolu) bağımsız bölümdeki mirasbırakanları A.'ın verasetten iştirak halindeki payının önce vekil davalı m.tarafından davalı M.e satış suretiyle temlik edildiği, vekaletname kullanılmak suretiyle vekil m.tarafından da 3. kişilere satış suretiyle temlik edildiği ve bu işlemin de muvazaalı olduğu iddiası bakımından da yukarda açıklanan ilkeleri kapsar biçimde bir araştırma yapılmadığı açıktır.

Hal böyle olunca, muvazaa iddiası bakımından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delillerin toplanması,yukarıda değinilen ilkeler ışığında gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması,soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacılar vekilinin, bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme kararının (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/15731, K. 2013/5820, 17 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/15731
Karar No
2013/5820
Tarih
17 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/15732 K.2013/3802
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/15732 K.2013/17759
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/15734 K.2013/4204
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/15734 K.2013/15586
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/15735 K.2013/15576
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/15736 K.2013/17768

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.