KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/1682 E., 2012/5047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- AKÇAABAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/05/2011
- Numarası
- 2011/133-2011/247
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, davalı adına kayıtlı 293 ada 24 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın kıyıda kalan kısmının tapusunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; " kamu yararı nedeni ile Hazine adına kumluk olarak tescilden gelen tapusunun iptal edilmesinden dolayı, davalının ancak, tazminat talebinde bulunabileceği gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle" bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu iptal ve terkin isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı gereğince işlem ifa edilerek, çekişme konusu 24 parsel sayılı taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil etmeyecek nitelikte olduğu saptanmak suretiyle davanın kabulü ile sicil kaydının TMK.'nun 999. maddesi hükmü uyarınca kütükten terkinine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne varki, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasanın 36. maddesi hükmüne bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre, kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle davalı aleyhine yargılama giderleri ve avukatlık ücreti hükmolunamayacağına ilişkin düzenleme karşısında, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti bakımından bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/1682, K. 2012/5047, 3 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama