KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/1683 E., 2012/4249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2012
- Mahkemesi
- BAKIRKÖY 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/05/2011
- Numarası
- 2009/189-2011/240
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ruh sağlığı bozuk olduğu dönemde, oğlu olan davalı C. tarafından yanıltılarak alınan vekaletname ile, 2 parsel sayılı taşınmazdaki maliki olduğu 9 numaralı bağımsız bölümün diğer davalıya satış suretiyle temlik edildiğini, tefecilik ve teşekkül oluşturmak suçlarından davalılar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı E., iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalı ise bir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 18.10.2007 tarih ve 22174 yevmiye numaralı vekaletname ile davacı Ş.’in oğlu olan davalı C.’a çekişme konusu 9 numaralı bağımsız bölümü satış yetkisi de içeren vekaletname verdiği, anılan vekaletname kullanılmak suretiyle çekişme konusu bağımsız bölümün 25.10.2007 tarihinde davalı E.’e satış şeklinde temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan yargılama aşamasında davacı ile dava dışı H.D.arasında düzenlenmiş ve çekişme konusu taşınmazla ilgili protokol başlıklı belgenin ibraz edildiği görülmektedir. Her ne kadar mahkemece anılan belgede davalı E.’in imzası olmadığı yönünde değerlendirme yapılmış ise de, belgenin ekinde ibraz edilen 17.02.2011 tarih ve 4565 yevmine numaralı vekaletnamede belgeye imza atan H. D.in davalı E. K..’nın vekili olduğu, çekişme konusu taşınmazla ilgili çeşitli tasarruflarda bulunmak üzere yetkilendirildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, anılan belgenin ve vekaletname asıllarının dosyaya getirtilmesi, protokol başlıklı belgede davalı E.’in vekilinin imzası bulunduğu gözetilerek değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek neticeye gidilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/1683, K. 2012/4249, 12 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama