KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/17052 E., 2012/16055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2012
- Mahkemesi
- KÖRFEZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/11/2012
- Numarası
- 2012/879-2012/734
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen gaiplik ve tescil davası sonunda, yerel mahkemenin görevsizliğine lişkin olarak verilen karar davacı Hazine vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı Hazine vekili, 214 ada 4 sayılı parsel maliki ölü M.'nın mirasçılarına kayyım tayin edildiğini ileri sürerek, gaipliklerine ve mal varlığının Hazineye intikaline karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, davanın gaiplik isteğine yönelik bulunduğundan ve yargılamasının sulh hukuk mahkemesinde yapılması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ne var ki, dilekçe içeriğinden ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, davanın TMK.'nun 588. maddesinden kaynaklandığı açıkça anlaşılmakta olup; bu tür davaların taşınmazın aynına (mal varlığına) yönelik olduğu gözetildiğinde, olayda HMK.'nun 382 ve 383.maddelerinin uygulama yeri bulunmadığı, bu hali ile HMK.'nun 2. maddesi kapsamında kaldığı ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu tartışmasızdır.
Diğer taraftan, kayyımın atanması ve kayyımın görev ve sorumluluklarıyla ilgili TMK'daki hükümler ile 3561 sayılı Yasa hükümleri dikkate alındığında, ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla iptal-tescil isteğini içeren bu tür davaların kayyıma yöneltilmesinde zorunluluk bulunduğu açıktır.
Öte yandan, taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olduğundan, temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde tutulması gereken bir usül kuralıdır..
Hal böyle olunca, öncelikle kayyımın davada yer alması sağlanarak taraf teşkilinin tamamlanması, ondan sonra işin esasının değerlendirilmesi yerine, görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/17052, K. 2012/16055, 28 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama