KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/17098 E., 2013/4597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2013
- Mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2010
- Numarası
- 2009/252-2010/298
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında taşınmaz boşaltılıp elatmanın önlenmesi isteği konusuz kaldığından, ecrimisil isteği bakımından ise Davadan önce davalıya herhangi bir ihtarat yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, konut niteliğindeki çekişmeli taşınmazda davacının 1/2 pay maliki olduğu, davalının ise kayıttan ya da mülkiyetten kaynaklanan her hangi bir hakkının bulunmadığı, 25.02.2010 tarihli oturumda davalının çekişmeli yerin anahtarlarını davacı vekiline teslim ettiği, keşifte de davalının kullanımındaki bölümün boşaltıldığının saptandığı anlaşılmaktadır.
O halde, dava açıldıktan sonra çekişmeli taşınmazın boşaltılıp, elatmanın önlenmesi isteğinin konusuz kaldığı gözetilerek mahkemece bu istek bakımından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, isteğin reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Ecrimisil isteği bakımından ise; çekişmeli taşınmazın ½ payının öncesinde davalının eşi .'ye ait olduğu A.'nin payını davaya, 13.07.2007 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği davanın ise 12.08.2009 tarihinde açıldığı sabittir.
Davacının taşınmaza satın aldıktan sonra damadı olan davalının bu yerde oturmasına rıza göstermesi halinde kötüniyetli zilyedin malike ödemekle yükümlü olduğu ecrimisilden sorumlu tutulamayacağı açıktır. Ne var ki mahkemece bu husus yeterince araştırılmış değildir.
Hal böyle olunca davacının taşınmazı aldıktan sonra davalıya taşınmazı boşaltması hususunda bir bildirimde bulunulup bulunulmadığının ya da bu yerde oturmasına muvafakat edip etmediğinin saptanması, taşınmazın boşaltılması iradesi bildirilmiş ise o tarihin belirlenmesi ve dava tarihine kadar ki süre için ecrimisile hükmedilmesi, aksi halde ise dava açılmakla muvafakatin geri alınacağı gözetilerek ecrimisil isteğinin şimdiki gibi reddedilmesi gerekirken, açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/17098, K. 2013/4597, 1 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama