İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/1795 K.2012/1877

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2012/1795Karar2012/1877Tarih23 Şubat 2012Okuma5 dk · 965 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2012/1795 E., 2012/1877 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Şubat 2012
Mahkemesi
YATAĞAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
11/10/2010
Numarası
2004/498-2010/385
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

965 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, miras bırakanları M..'e ait taşınmazlarda muvazaalı olarak davalı A. Doğan lehine ipotek tesis edildiğini, M..'in vefatından sonra bu ipotek ilişkisinin sona erdirilmesi, davacılardan A..

Ö..'in borçlarının ödenebilmesi ve diğer davacıların da haklarını alabilmesi amacıyla muristen intikal eden 377 sayılı parselinin ifraz edilerek satılması için davalı A..'yi 19.12.2003 tarihinde vekil tayin ettiklerini, ancak adı geçen davalının taşınmazı 2028 ve 2029 sayılı parseller olarak ifraz ettirerek,

2028 sayılı parseli ortağı olduğu davalı şirkete , .. parsel sayılı taşınmazı ise kardeşi ve şirket ortağı olan diğer davalı S....'e 23.12.2003 tarihinde satış yoluyla devrettiğini, herhangi bir bedel ödenmediğini, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ederek vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle işlem yaptıklarını ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.

Davalılar, iddiaların doğru olmadığını, davacıların gerek mirasbırakanları M...'in gerekse davacılardan A..'nin yasal takipteki borçlarının ödenmesi karşılığında çekişmeli yerin satışının yapılabilmesi amacıyla davalı A.. D..'ı vekil tayin ettiklerini, davalı A..'nin de anılan tüm borçları ödediğini ve ayrıca davacılarla anlaşılan satış bedelinin de nakit olarak ödendiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle temliklerin gerçekleştirildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ... parsel sayılı taşınmazın kayden davacıların miras bırakanı M.. adına kayıtlı iken, davacıların Yatağan Noterliği’nden 19.12.2003 tarihinde vermiş oldukları vekaletnameye istinaden vekil olan davalı A..

D.. tarafından 23.12.2003 tarihinde davacılar adına intikal ve taşınmazın iki parçaya ifraz ve oluşan parsellerden 2028 parsel sayılı taşınmazın davalı şirkete satış suretiyle temliki işleminin gerçekleştirildiği; diğer ifraz parseli olan 2029 parsel sayılı taşınmazın da aynı gün bir sonraki yevmiyeli işlemle yine davacılara vekaleten satış yoluyla diğer davalı S.....’e devredildiği; ayrıca M..’e ait 377 sayılı parsel ile dava dışı başka parsellerinde 09.04.2003 tarihinde davalı A..

D.. lehine ipotek tesis edilmiş iken 377 sayılı parseldeki ipoteğin de ifraz öncesi 23.12.2003 tarihinde terkin edilmiş olduğu ve mevcut hacizlerin de kaldırıldığı anlaşılmaktadır.

Davacılar, anılan temliki işlemlerin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiğini ve davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi,ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne varki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince; gerek davacıların miras bırakanının, gerekse davacılardan A..’nin temlikler öncesi üçüncü kişilere borçları nedeniyle aleyhlerinde yasal takiplere başvurulduğu, bir kısım borçların davalı A. D.. tarafından ödendiği dosya kapsamı ile sabittir. Öte yandan 23.12.2003 akit tarihinde davalı şirket banka hesabından davacı A..’nin banka hesabına 2.750.000.000 TL havale edildiğine ilişkin banka dekontunun da dosyaya sunulduğu görülmektedir.

Hemen belirtilmelidir ki, davacılardan F.. ve D..’nun murisin borçlarından miras payları oranında sorumlu olacakları ancak davacı A.. nin borçlarından dolayı sorumlu tutulamayacakları kuşkusuzdur.

O halde; olayda sağlıklı sonuçlara varılabilmesi için, taşınmazların akit tarihindeki gerçek satış değerleri gözetilerek, davalı tarafın hangi taşınmaz için ne kadar ödeme yaptığının dosyada mevcut ödeme belgeleri tarihleri itibariyle değerlendirilmesi, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki hacizlerin ve ipoteğin tesis tarihleri, miktarları, terkin tarihleri, ipoteğin tesis edildiği diğer parsellerde halen mevcut olup olmadığı ile davalılarca sunulan ödeme belgeleri, miras bırakan ile davacılardan A.. hakkında yapılan takiplere ilişkin icra dosyaları, miras bırakanın 2028 sayılı parsele isabet eden kısmı ölümünden önce davalı A..

Doğan’a sattığına ilişkin tanık beyanları ayrı ayrı irdelenerek, davacıların ve özellikle F.. ve D..’nun miras bırakanın borçlarının tasfiyesini de amaçlayarak vekaletname verdiklerine dair dava dilekçesi içeriği de nazara alınarak, sonuçta gerçekten davacıların zararlandırılıp, zararlandırılmadıklarının kuşkuya yer bırakmayacak biçiminde ortaya konulması gerektiği açıktır.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca; yukarıda değinilen ilkeler ve olgular gözetilmek suretiyle toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/1795, K. 2012/1877, 23 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/1795
Karar No
2012/1877
Tarih
23 Şubat 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/1796 K.2012/2268
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/1796 K.2012/2363
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/1796 K.2012/2139
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/1797 K.2012/3030
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/1797 K.2012/1963
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/1797 K.2012/3800

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.