KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/2518 E., 2012/4460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2012
- Mahkemesi
- AFYONKARAHİSAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/04/2011
- Numarası
- 2009/163-2011/148
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanın maliki olduğu 663 parselde 1 nolu bağımsız bölümü çocukları A., A., H.İ. ve C.e satış suretiyle temlik ettiğini, onlardan da bazı payların diğer davalı G.ve K. danışıklı olarak devredildiğini, yapılan işlemlerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında tapu iptal ve adlarına tescil kararı verilmesini istemişlerdir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, miras bırakanın yaptığı temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, mirasçıların payları oranında tapu iptal ve tescile karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; özellikle, miras bırakanın maliki olduğu çekişme konusu 1 nolu bağımsız bölümü gerçekte mirasçılardan mal kaçırma amaçlı bedelsiz ve muvazaalı olarak satış göstermek suretiyle temlik ettiği mahkemece saptanarak davanın kabulüne karar verilmiş olması kural olarak doğrudur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, davacılar her ne kadar yargılama sırasında muris adına tescil isteğini bildirmişlerse de dava dilekçesinde miras payları oranında istekte bulanarak eldeki davayı açmışlardır. Bu durumda HUMK.'nun 74.(6100 Sayılı HMK nun 26) maddesi hükmü göz ardı edilerek istek dışına çıkılmak suretiyle kabul kararı verilmesinin doğru olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca, davacıların miras payları oranında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetli değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/2518, K. 2012/4460, 18 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama