KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/309 E., 2012/4725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
- Mahkemesi
- AKYAZI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/09/2011
- Numarası
- 2011/251-2011/309
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki bulunduğu 130 ada 53 parsel sayılı taşınmazını oğlu E.devretmek isterken yanlışlıkla 130 ada 21 parsel sayılı taşınmazın davalıya satışının yapıldığını ileri sürerek, tapu iptal tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davaya karşı yazılı beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 21 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından 1.6.2011 tarihli resmi akitle davalıya satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, maliki olduğu 53 parsel sayılı taşınmazı devretmek isterken dava dışı oğlunun yanıltması ile 21 parselin temlikinin sağlandığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Ne varki; mahkemece hüküm kurmaya yeterli araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanığı yoktur.
Bilindiği üzere; hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya,özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak,veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma hilede yanıltma söz konusudur.B.K'nun 28/l. maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable Şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
Öte yandan,hile her türlü delille isbat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir.Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.
Hal böyle olunca; mahkemece taraflara delillerini bildirme olanağının sağlanması, taraf delillerinin toplanması gerekli araştırma ve inceleme sonucu elde edilen delillerin, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/309, K. 2012/4725, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama