KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/3103 E., 2012/7787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2012
- Mahkemesi
- YEŞİLOVA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/04/2011
- Numarası
- 2010/84-2011/50
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmüne uyulan bozma ilamında uyuşmazlığın niteliği vurgulanmak suretiyle izlenmesi gereken yol açıkça belli edilmiştir.
Bozma ilamına uyulmuş olmakla ilgilileri lehine usulü kazanılmış hak oluşacağı kuşkusuzdur.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde temel usul kuralı gözardı edilerek bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Miras bırakan H.B.'ın 10491 parsel sayılı taşınmazını davalı kızı M.'e satış suretiyle temlik ettiği, M.'in, murisin temlik ettiği bu taşınmaz ile adına kayıtlı 10437 parsel sayılı taşınmazı tevhit ettirmesi neticesinde 2464 m2 olan 10968 parselin oluştuğu, daha sonra bu parselin ifraz gördüğü ve ifraz sırasında 611 m2 kısmın yola terkin edilerek kalan 1853 m2 kısmın 6 parçaya ifraz edilerek 10969, 10970, 10971, 10972, 10973 ve 10974 nolu parsellerin oluştuğu ve bu parsellerin davalı M. adına kaydedildiği, M.in de bu parsellerden 10969, 10972 ve 10973 nolu parselleri davalı kardeşi P.'ye, 10974 nolu parseli ise davalı kardeşi S.'a satış suretiyle devrettiği ve çekişme konusu yapılan taşınmazlarında P. ve S.'a devredilen parseller olduğu görülmektedir.
Ne var ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun şekilde oranlama yaptığından sözedebilme imkanı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; miras bırakanın temlik ettiği 10491 parsel sayılı taşınmazın (tevhite konu taşınmazlardan ifraz sırasında yola terkin edilen kısımlarda dikkate alınarak) tüm parsellere oranlanması ve bu oranlama sonucu çekişme konusu tüm parsellerde davacıların paydaş kılınması gerekirken bozmaya aykırı şekilde yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/3103, K. 2012/7787, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama