KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/3224 E., 2012/5845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- AKHİSAR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/11/2011
- Numarası
- 2011/442-2011/659
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi-yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğiyle Sulh Hukuk Mahkemesine açılmış, mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin karar, Yargıtay 14.Hukuk Dairesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, Sulh Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı 12.09.2011 tarihinde kesinleşmiş olup, davacılar vekili tarafından 17.10.2011 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmiştir.
Bilindiği üzere; görevsizlik kararı veren mahkeme bu kararında davada dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir. Dava dosyasını kendiliğinden (resen) görevli mahkemeye gönderemez. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edebilmesi için görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde davacının görevli mahkemeye başvurarak tebligat yaptırması gerekir. (1086 sayılı HUMK'nun 193.maddesi ) Nitekim sonradan yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 20.maddesinde de benzer yönde hükümler getirilmiştir. Kanunda öngörülen bu süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda, görevsizlik kararı kesinleştiği halde 10 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra davacılar vekili tarafından 17.10.2011 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için müracaat edilmiştir.
Hal böyle olunca; 1086 sayılı HUMK'nun 193.maddesi (6100 sayılı HMK'nun 20.maddesi) dikkate alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/3224, K. 2012/5845, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama