KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/4521 E., 2012/11293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/07/2009
- Numarası
- 2007/267-2009/239
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesine ve kısmen ecrimisile, yıkım isteğinin ise reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davalının elatmasının önlenmesine ve kısmen ecrimisile karar verilmiş; yıkım isteği ise reddedilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Boğaziçi ön görünüm bölgesinde olan ve imar planında yesil alanda kalan "Sultan Beyazıt Vakfından Mukataalı 21259 m2. tarla" vasfındaki davaya konu 498 ada 60 sayılı parselin 5/6 payının davacı B. M. A., 1/6 payının da dava dışı M.C. adlarına kayıtlı bulunduğu; davalı O. B.’nın ise taşınmazda kayıttan kaynaklanan bir hakkı olmadığı halde taşınmazın bir bölümünü yapılanmak suretiyle kullandığı ve çekişmeli bölüm hakkında daha önce TMK.'nun 713/2. maddesine dayanarak açtığı 2003/618 esas 2005/537 karar sayılı tapu iptali-tescil davasının da reddedilip 17.01.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, dava açıldıktan sonra davalı ile dava dışı paydaş M. C. arasında 01.11.2007 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği ve davaya dahil edilen M.C.'in davalıya ait binanın yıkımına muvafakat etmediğini bildirdiği de görülmektedir.
Diğer taraftan, paydaşlar arasında fiili bir kullanım durumunun ya da harici bir taksimin bulunmaması nedeniyle taşınmazda paylı mülkiyet ilkelerinin geçerli olduğu; davalı ile paydaşlardan M. C. arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin davalıya ancak adı geçen paydaşa karşı ileri sürebileceği kişisel bir hak sağlayacağı, anılan sözleşmenin davacı paydaşa karşı ileri sürülemiyeceği kuşkusuzdur.
Yukarıda değinilen ilke ve olgular karşısında, el atmann önlenmesine ve kısmen ecrimisile karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalının temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davacının temyiz itirazına gelince; Boğaziçi ön görünüm bölgesinde ve yapılaşma yasağı kapsamında kalan taşınmazda vasıf değişikliğine de yol açacak nitelikteki bir yapılaşmanın ortadan kaldırılması için tüm paydaşların muvafakatinin gerekli bulunmadığı gözetilerek yıkıma da karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yıkım isteğinin reddedilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/4521, K. 2012/11293, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama