KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/4608 E., 2012/3969 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2012
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL, TAZMİNAT
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, borçlu olmadığı halde verdiği ipotek nedeniyle ...
3.İcra Müdürlüğü'nün 2006/14524 esas sayılı dosyası ve başka dosyalarda borçlu şirketle birlikte kendisine karşı da icra takibi yapıldığını, usulsüz işlemler sonunda maliki olduğu 20272 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı Girişim Varlık Yönetimi A.Ş.'ne ihâle edildiğini, ihalenin feshi davası açtığı halde, yine usulsüz işlemler sonucu ihalenin kesinleştirildiğini, taşınmazın ihâle alıcısı adına tescil edildiğini ve kendisinin taşınmazdan tahliyesinin sağlandığını, ihale alıcısının taşınmazı diğer davalı ...
Kredi Finansal Kiralama A.O.'na tapuda satarak devrettiğini, bu şirket tarafından da yine davalılardan ASET - Et ve Gıda Ürünleri Bil. Müh. İnş.Taah. Tur. San. ve Tic. A.Ş.'ne finansal kiralama yoluyla satıldığını ve tapuya şerh verildiğini, ...
4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/1426 esas sayılı dosyası ile ihâlenin kesinleştirilmesine yönelik işlemlerin iptaline karar verildiğini, bu kararın Yargıtay'ca onanıp kesinleştiğini, taşınmazın hukuki ve fiili durumunun eski hale getirilmesi girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, ihâlenin feshine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra, başvurusu üzerine ihtiyati tedbirle ilgili ...
8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/40- 40 D.... sayılı dosyasının 7 Haziran 2011 tarihinde kabul ve infaz edildiğini, yapılan usulsüz işlemler sonucu mağdur olduğunu ileri sürüp taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına - yolsuz sözleşme şerhi de terkin edilerek - tesciline ve kendisine teslimine, bu talepler mümkün olmaz ise, tazminata karar verilmesini, ihtiyati tedbirin devamını istemiştir.
Davalı ... Kredi Finansal Kiralama A.O. vekili ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını öne sürmüş ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Girişim Varlık Yönetim A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde; davacının kendi kusuru sonucu ihâlenin kesinleştiğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, davalılar dinlenilmeden verilen teminatsız ihtiyati tedbir kararının eski ve yeni Usül yasalarına aykırı olduğunu iddia etmiş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar ... Kredi Finansal Kiralama A.O. ve Girişim Varlık Yönetimi A.Ş.'nin ihtiyati tedbir kararına itiraz etmeleri üzerine mahkemece, 01.11.2011 günlü ara kararı ile ihtiyati tedbirinin dava değerinin % 10'u (31.500.00.-TL) teminatla devamına karar verilmiş, bu ara kararına davacının itiraz etmesi üzerine 14.12.2011 günlü ara kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ihtiyati tedbirin teminatla devamına ilişkin 01.11.2011 günlü ara kararını temyiz etmiş olmakla; Üye ...'nın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkin olup mahkemece taşınmazın el değiştirmemesi yönünden istek kabul edilerek sicil kaydı üzerine teminatsız ihtiyati tedbir konulmuş, itiraz üzerine tedbir kararı teminata bağlanarak tedbirin kaldırılmasına dair isteğin reddine karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, 1086 sayılı HUMK'nun da yapılan değişiklik ve iptalinden önceki ihtiyati tedbirle ilgili öngörülen yasal düzenlemelere göre ittihaz edilen kabul veya ret veya itiraz sonucu tesis edilen kararlara karşı temyiz yolu kapalı iken 01.10.12011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1086 sayılı Yasayı iptal eden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda ihtiyati tedbirle ilgili 389. ilâ 399. maddelerinde yeni düzenlemelere yer verilmiş ve aynı Yasanın 394/5., 341., geçici 3.maddesi ve 6217 Sayılı Kanunla HMK'na eklenen geçici maddesi gereğince istinaf kanun yolu yürürlüğe girinceye kadar (Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar) temyiz yoluna başvuralabileceği öngörülmüştür.
O halde, tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin isteğin reddi konusunda yerel mahkemece tesis edilen ara kararının temyizen incelenmesine mani bir halin bulunmadığı tartışmasızdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/4608, K. 2012/3969, 4 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama