KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/4785 E., 2012/7463 K.·Çaplı Taşınmaza Yapılan Müdahalenın Tespıtı Hukukı Yarar Eda Davası
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2012
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 106
"İçtihat Metni"
ÖZET
TESPİT DAVASI MAHKEMEDEN BİR HAKKIN VEYA HUKUKİ İLİŞKİNİN VARLIĞININ YA DA YOKLUĞUNUN YAHUT BİR BELGENİN SAHTE OLUP OLMADIĞININ BELİRLENMESİ İÇİN AÇILAN BİR DAVA TÜRÜDÜR. MADDİ VAKIALARA İLİŞKİN TESPİTLER, TESPİT DAVASININ DEĞİL DELİL TESPİTİ DAVASININ KONUSUNU OLUŞTURUR. TESPİT DAVASI AÇILABİLMESİ İÇİN KURAL OLARAK, DAVACININ BU DAVAYI AÇMAKTA HUKUKEN KORUNMAYA DEĞER GÜNCEL BİR YARARI BULUNMASI GEREKİR. EDA DAVASI AÇILMASI MÜMKÜN OLAN HALLERDE TESPİT DAVASI AÇILMASINDA HUKUKİ YARAR MEVCUT DEĞİLDİR.
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, müdahalenin tespitine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, tetkik hakimi’nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava; çaplı taşınmaza yapılan müdahalenin tespiti isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davacıların kayden maliki olduğu çaplı taşınmaza, komşu parsel maliki davalının taşkın yapılaşmak suretiyle müdahale ettiğinin tespitine karar verilmiştir.
318 ada, 125 parsel sayılı taşınmazın davalılara komşu 124 parsel sayılı taşınmazın davalıya ait olduğu kayden sabittir.
Bilindiği ve 6100 sayılı HMK’nın 106/1 maddesinde düzenlendiği üzere tespit davası, “…mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi…” için açılan bir dava türüdür. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında, maddi vakıaların tespitinin tek başına tespit davasının konusunu oluşturamayacağı hüküm altına alınmıştır. Böylece maddi vakıalara ilişkin tespitlerin tespit davasının değil delil tespiti davasının konusunu oluşturacağı kuşkusuzdur.
O halde; tespit davası açılabilmesi için temel kural olarak; davacının “bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı” bulunması koşulu aranmaktadır. Bu durumda eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar mevcut değildir.
Hal böyle olunca; eda davası açılması mümkün iken tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/4785, K. 2012/7463, 18 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama