KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/5474 E., 2012/6468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- ÜMRANİYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/03/2010
- Numarası
- 2008/16-2010/187
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil,mümkün olmaz ise tazminat davası sonunda, yerel mahkemece tazminat davasının kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmüne uyulan bozma ilamında uyuşmazlığın niteliği vurgulanmak suretiyle izlenmesi gereken yol açıkça belli edilmiş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra tazminata hükmedilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 14 parsel sayılı taşınmazın kardeş olan davacılar, davalılar ve dava dışı H. adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı iken, davacılar ile dava dışı kardeş H.'nin paylarını 10.03.2005 tarihinde satış suretiyle davalılara devrettikleri, mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde davacıların hileye maruz kalmak suretiyle çekişmeli devri gerçekleştirdikleri kanaatine varıldığı gerekçesi ile tazminat isteklerinin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Ne var ki; aynı akitle, davacılarla birlikte payını davalılara devreden dava dışı kardeş H. K. tanık sıfatıyla 23.10.2008 tarihli oturumda vermiş olduğu beyanında; " anne ve babalarına davalı kardeşleri baktığı için rızaları ile çekişme konusu taşınmazdaki paylarını davalılara devrettiklerini, davacılarında devirden haberlerinin ve rızalarının olduğunu, davacı N.'ın okuma yazmasının olmadığını, ancak yapılan işlemin devir işlemi olduğunun farkında olduğunu, işlem sırasında N.'ın kızı F.'nın da bulunduğunu ve akti onun okuduğunu, tanık olarak dinlenen A.D.'ın ise olay yerinde bulunmadığını " ifade ettiği, davanın kabulünde çıkarı olan kardeşin samimi ifadesi karşısında çekişme konusu temlikin iradi olduğu ve iradeyi ifsat edici bir durumun saptanamadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/5474, K. 2012/6468, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama