İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/5692 K.2012/5762

Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları…

Esas2012/5692Karar2012/5762Tarih17 Mayıs 2012Okuma6 dk · 1.296 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2012/5692 E., 2012/5762 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mayıs 2012
Mahkemesi
NİĞDE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
07/12/2009
Numarası
2006/294-2009/727
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.296 kelime·6 dk okuma

Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların babaları H.K.’ün 21.09.2002 tarihinde ölümü ile mirasçıları eşi A.K., çocukları F. K., Y.Ç. (K.) ve N. Bakımlı (K.) ya mirasen intikal eden tüm taşınmaz mallarının, Tapu Sicil Müdürlüğünce düzenlenen 06.08.2003 tarih, 5366 yevmiye numaralı resmi senet ile verasette iştirak halindeki mülkiyetten müşterek mülkiyete intikali sağlanarak,

Sarı köprü mahallesi 687 ada 197 parseldeki B blok 3. kat 14 nolu bağımsız bölüm, Konaklı köyü 274, 675, 1551 numaralı parseller ile Konaklı köyü 66 ve 67 parsel sayılı taşınmazdaki 2/3 miras bırakan payının F., N. ve Yurdagül’e eşit paylarla intikali sonucu 2/9 payın Y.Ç.’ya, Konaklı köyü 324 parseldeki 50000/916000 payın tamamı, 2659 parseldeki 1/3 payın tamamı, 814 parselin tam payı, 138 parselin 114/3648 payı ile Konaklı köyü 66 ve 67 parsel sayılı taşınmazdaki 2/3 miras bırakan payının F., N. ve Yurdagül’e eşit paylarla intikali sonucu 2/9 payın N.

Bakımlı’ya, Burhan mahallesi 261 ada 47 parselde kayıtlı 2. kat 4 nolu meskenin tamamı, Konaklı köyü 291 parselin tamamı, 1093 parselin 1/3 payın tamamı ile Konaklı köyü 66 ve 67 parsel sayılı taşınmazdaki 2/3 miras bırakan payının F., N. ve Yurdagül’e eşit paylarla intikali sonucu 2/9 payın F.

K. ‘e, Konaklı köyü 2863 parselin 18/768 payı ile 138 parselde 114/3648 payın tamamı A.K. adına intikal ve taksim sonucu adlarına tescil edildiği, tarafların tapuda ki resmi işleme bizzat katıldıkları anlaşılmaktadır.

Davacı, Miras bırakan H.K. taşınmaz mallarının rızai taksim ve intikaline ilişkin 06.08.2003 tarihli resmi senette beyan ve imzası bulunan mirasçı A.K.’ün 12.06.2003 tarihinden itibaren hukuki ehliyetinin bulunmadığı Adli Tıp raporuyla belirlendiğinden, resmi taksim senediyle davalılar N. Bakımlı,Y.Ç. ve A.K.’e intikal eden tüm taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile muris H.K. adına tapuya tesciline ayrıca Fergusson 240 S traktörün devir işleminin iptaliyle Miras bırakan H.K. adına tecili istemiyle eldeki davayı açmıştır.

Davacı, 64 parsel sayılı taşınmaz ve Fergusson 240 S traktör hakkındaki taleplerinden yargılama sırasında vazgeçmiştir.

Taksim sözleşmesinin tarafı olan ve hukuki ehliyetsizliği iddia edilen miras bırakan H.K.’ün eşi A.K.’ün 11.08.2005 tarihinde ölümü sonucu, oğlu davacı F. ile kızları davalılar N. ve Yudagül mirasçısı olarak kaldığı, A.’ün mirasçılarının dava da yer aldığı tespit edilmiştir.

A.K.’ün, Niğde Noterliğinin 12.06. 2003 tarihli vekaletnamesi ile Niğde ili ve ilçelerindeki tüm taşınmazlardaki hak ve hisselerinin satışı için oğlu davacı F.

K.’ü vekil olarak yetkilendirdiği, vekil F.’in 20.06.2003 tarihinde A.K.’ün 138 parsel sayılı 40.00 m2 miktarlı taşınmazdaki 209/456 payı ile 139 parsel sayılı 28.800m2 miktarlı taşınmazın tamamını 45.000,00TL bedelle vekaleten N.B.’e sattığı bu satışların bilgisi dışında yapıldığı iddiasıyla A.K.’ün vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası ile vekil F. ve son kayıt maliki Necati hakkında açtığı dava Niğde 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/577 esas 2007/390 karar sayılı ilamı ile kabul edilerek 09.06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.

Anılan bu dava da, Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 15.06.2005 gün 1131 sayılı raporuyla A.K.’ün 12.06.2003 tarihinde hukuki ehliyete sahip olmadığı saptanmıştır.

Miras bırakan H. terekesindeki taşınmaz malların taksimi sonucu anne A.’e 2863 parsel sayılı taşınmazda 18/768 pay, 138 parsel sayılı taşınmazda 114/ 3648 pay verildiği, asıl mal taksiminin davacı ve davalılar arasında yapıldığı ayrıca davacının taksimle adına tescil edilen taşınmazların satışı suretiyle temliki tasarruflarda bulunduğu gözetildiğinde, davacının bu isteminin objektif iyiniyet kurallarına aykırı olup olamadığı davanın dinlenip dinlenmeyeceğinin öncelikte tespiti gerekir.

Bilindiği gibi; 9.3.1955 tarih ve 22/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında özetle, “…hukuki muamelenin hükümsüzlüğü iddiası objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı olduğu takdirde dinlenmez, zira bir hakkın suistimali durumuna girer ve kanuni himayeden mahrum olur.” denmektedir.

Türk Medeni Kanununun 2.maddesi hukuk sistemimiz bakımından çok önemli iki prensibi açıklar. Bunlardan birincisi, her somut olayda hakların kullanılmasının kapsam ve içeriğini sınırlayan “objektif iyi niyet” ikincisi ise, hakların kötü kullanılmasının sonucunu gösteren ve bunun hukuk tarafından korunmayacağını bildiren “hakkın kötüye kullanımı yasağı” dır.

Hakkın kötüye kullanıldığı savunma olarak ileriye sürülmüş olmasa dahi bu husus def’i değil itiraz olarak kabul edildiğinden, dava dosyasından anlaşılan böyle bir durumu hakim resen göz önüne almak zorundadır(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun .4/11/1964 gün 1964/2-953 Esas ve 1964/640 K. sayılı ilamı ile 14.2.1951 tarih ve 1949/17 E, 1951/1 K. sayılı; 8/11/1991 tarih 1990/4 Esas, 1991/13 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları

Objektif iyiniyet olarak da tanımlanan ve dürüstlük kuralını düzenleyen TMK.’nun 2.maddesi, bütün hakların kullanılmasında dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket edileceğini ve bir kimsenin başkasını zararlandırmak ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanmasını yasanın korumayacağını belirtmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasın da düzenlenen, hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralının amacı, hakime özel ve istisnai hallerde (adalete uygun düşecek şekilde) hüküm verme olanağını sağlamaktadır.

Bir hakkın kullanılmasının açıkça adaletsizlik oluşturduğu, gerçek hakkın tanınması ve bireyin korunması için tüm hukuki yolların kapalı bulunduğu zorunluluk hallerinde, TMK.nun 2. maddesi uygulama alanı bulur ve olağanüstü bir imkan sağlar; haksızlığı düzeltici, yasadaki kuralları tamamlayıcı fonksiyonunu yerine getirir (25.1.1984 T. 1983/3 E., 1984/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı). .

Dürüstlük kuralı, bir kimseden dürüst bir insan olarak beklenen davranışı ifade eder. Bir davranışın bu nitelikte olup olmadığı, toplumda geçerli ahlak ölçülerine gelenek ve göreneklere, karşılıklı uygulana gelen teamüllere ve hakları sağlayan ilişkilerin amacına göre tayin edilir.

Diğer yandan, hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığı belirlenirken; o kişinin hakkın kullanılmasında geçerli ve haklı bir yararının varlığı, hakkın kullanılmasının sağlayacağı yarar ile başkalarına vereceği zarar arasında aşırı oransızlığın olmaması, bir kimsenin kendi ahlaka aykırı davranışına dayanmaması ve uyandırılan güvene aykırı davranışta bulunmaması gibi ölçütler hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığını belirler.

Bir hakkın, objektif iyi niyet kurallarına aykırı olarak kullanılması suretiyle başkasına bir zarar vermesi, hakkın kötüye kullanımını oluşturur. Bu durum da hak sahibinin başkasını zarar verme amacıyla hareket etmiş olup olmadığını araştırmaya gerek yoktur. Önemli olan, başkasına zarar verme kastı değil, fakat hakkın objektif iyi niyet kurallarına aykırı olarak kullanılması sonucunda başkasının zarar görmüş olmasıdır.

Hakkın kötüye kullanımının genel yaptırımı, hukuk düzeninin her hangi bir hakkın objektif iyi niyet kurallarına aykırı olarak kullanılmasını korumamasıdır. Bu, bir kimsenin hakkını objektif iyi niyet kurallarına aykırı olarak kullanmakla gerçekleşmesini arzuladığı amacın ya da hukuki sonucun elde edilmesini sağlayacak imkanlardan yoksun bırakılması demektir.

Diğer taraftan, kullanılan hak soyut değil somut olaylara dayanmalıdır.

Hak sahibinin hakkını kullanmada iyi ya da kötü niyetli olduğunu saptamak kullananın iç dünyası ile ilgili olduğundan bunu belirlemek oldukça güçtür. Ancak bunun belirlenmesi her somut olaydaki durum gözetilerek dışa yansıyan olgulara göre belirlenmelidir.

Somut olayda; davacı vekaletnamenin düzenlendiği 12.06.2003 tarihinde, bu vekalet ile annesi A.’ün en büyük ve en değerli, 2 taşınmazını sattığı 20.06.2003 tarihinde ayrıca dava konusu edilen resmi taksim senedinin düzenlendiği 06.08.2003 tarihinde hukuki ehliyetsizliği bilmediğini iddia etmesi hayatın olan akışına aykırı olduğu gibi davacı taksim sonucu adına tapuda tescil edilen Konaklı köyü 66 ve 67 parsel sayılı taşınmazlarda ki 2/9 payını davalı kız kardeşleri N. ve Yurdagül’e 22.08.2003 tarihinde satış suretiyle temlik etmiştir.

Bu durumda; yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında yerel mahkemenin, TMK.’nun 2 ve 3. maddelerine, herkesin haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğuna, iyiniyet ve hakkaniyet ilkesine, davacının da aynı resmi taksim senedine bizzat katıldığı ve taksim sonucu kendisine intikal eden taşınmazlarla ilgili temliki tasarruflarda bulunduğu, tüm resmi işlemler de hukuki ehliyetsizliği bilerek kendi yararına işlemler yaptıktan sonra, dava açma hakkının davalıları zararlandırma amacıyla kötüye kullanması sonucu davalılar zarar göreceğinden bu aşamada objektif iyiniyet kurallarına uygun olmayan bu hakkın kullanılmasını yasa korumayacağından davanın kabulü usul ve yasaya uygun değildir.

Hal böyle olunca, davacının kendi kötü niyetli tutumundan yararlanarak bir hak elde etmesi ve bu hakka dayanması da olanaklı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerden dolayı yerindedir. Kabulüyle, (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/5692, K. 2012/5762, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/5692
Karar No
2012/5762
Tarih
17 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/5693 K.2012/5107
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/5693 K.2012/9582
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/5693 K.2012/7324
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/5693 K.2012/7884
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/5693 K.2012/5309
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/5693 K.2012/9222

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.