KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/5787 E., 2012/10875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ÇORLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/03/2011
- Numarası
- 2010/467-2011/122
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava; bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının çekişme konusu bağımsız bölümü 07.05.2008 tarihinde, davalıdan satın almak suretiyle edindiği ve 20.10.2008 tarihinde de taşınmazı terk etmesi yönünde keşide edilen ihtarnamenin 23.10.2008 tarihinde davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten de; davalının çekişme konusu taşınmazı haklı ve geçerli bir neden bulunmaksızın kullandığı belirlenmek ve bu olgu benimsenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olması kural olarak doğrudur.
Ancak; eksiğin tamamlatılması yoluyla getirtilen belgelerden Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesine 24.03.2011 tarihinde davalının vesayet altına alınması konusunda 2011/530 esas sayılı dava açıldığı, H.Y.Ç.'nun davalıya vasi olarak atandığı, eldeki davanın da vesayet davasının açılmasından sonra karara bağlandığı anlaşılmaktadır. Davalının vesayet altına alındığı gözetildiğinde eldeki dava bakımından usulüne uygun olarak taraf teşkilinin sağlandığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, davalıya vasi olarak atanan H. Y. Ç.'na tebligat yapılarak onun huzuru ile davanın yürütülmesi gerekirken anılan usuli işlem ikmal edilmeden neticeye gidilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/5787, K. 2012/10875, 8 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama