İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/6251 K.2012/5409

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2012/6251Karar2012/5409Tarih9 Mayıs 2012Okuma4 dk · 755 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2012/6251 E., 2012/5409 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mayıs 2012
Mahkemesi
İSTANBUL 18. (EYÜP 3.KAPANAN)ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
25/11/2010
Numarası
2006/210-2010/426
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

755 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, 29 ada 2 sayılı parselin tamamını satın aldıktan sonra, taşınmazın bir kısım payının H.H. kızı A. adına kayıtlı bulunduğunun ortaya çıktığını, bu durumun tapuda yapılan hatalı intikal işlemlerinden kaynaklandığını ileri sürerek anılan payın iptaliyle adına tescilini, aksi takdirde payın bedelinin kendisine ödenmesini istemiş; yargılama sürerken davacı payını satın alan Lokman Çelik davayı sürdürmüştür.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, gerek iptal-tescil gerekse tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 8.5.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat Ş.Ü. A.T. ile temyiz edilen davalılardan Eyüp Tapu Sicil Müdürlüğü vd. vekili Avukat G.. Ş., dahili davalı Kayyım İstanbul Defterdarı vekili Av.S.. S. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Getirtilen kayıt ve belgelerden, çekişme konusu 29 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 1950 yılında yapılan kadastro tespitinde on kişi adına paylı biçimde tespit edildiği ve tespitin 13.11.1950 tarihinde kesinleşerek sicile yansıtıldığı; tespit maliklerinden H.H. kızı A. dışındaki paydaşlara ait payların değişik tarihlerde intikallere ve satışlara konu edildiği, en son olarak da anılan payların 22.06.1966 tarihinde alım suretiyle R.Z.A. üzerinde toplandığı, H.H. kızı A.'nin 610228728/5065453584 payının ise herhangi bir işleme konu edilmediği.

R.Z.A.'ın 1977 yılında ölümüyle, mirasçıları olan eşi M.A. ile oğlu Y.R.'nın 1982 yılında Tapu Sicil Müdürlüğünden intikal isteğinde bulundukları, ancak yapılan intikal işleminde H.H. kızı A.'nin 610228728/5065453584 payının halen üzerinde kayıtlı bulunduğu göz ardı edilip taşınmazın tamamı R.Z.A. adına kayıtlı imiş gibi yanılgıya düşülerek 1/4 payının M.A.A., 3/4 payının da Y.R.A. adına 27.10.1982 tarih 3045 yevmiye sayılı işlemle intikalen tescil edildiği, M.A.A.'ın aynı gün ve takip eden yevmiye sayılı işlemle 1/4 payını N.A.'a hibe yoluyla devrettiği;

daha sonra da, 3/4 pay sahibi Y.R. ile 1/4 pay sahibi N...'in bu paylarını 03.02.1998 tarihli resmi akitte K.. U..'a sattıkları; taşınmazda H.H. kızı A.'nin 610228728/5065453584 payının halen mevcut olduğu anlaşılınca, K.. U.'ın, haklarını saklı tutmak suretiyle Tapu Sicil Müdürlüğüne başvurduğu ve H.H. kızı A.'nin payını görünüşteki tam mülkiyetinden mahsup ettirdiği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, K.U.'ın 28.06.2006 tarihinde eldeki davayı açarak Hazine ile Tapu Sicil Müdürlüğünü hasım gösterdiği, yargılama sırasında H.H. kızı A.'ye tayin edilen kayyımı da davaya dahil ettiği; sonrasında ise, eldeki dava devam ederken aynı nedenlere dayanarak 12.02.2009 tarihinde H. kızı A.'nin payının iptali ile adına tesciline ilişkin olarak A.'nin kayyımı aleyhine 2009/50 esas sayılı davayı açtığı, yargılaması sonunda davanın esastan reddedildiği ve temyiz edilmeksizin 28.04.2010 tarihinde kesinleştiği; bu arada K.U.'ın taşınmazdaki payını 07.04.2010 tarihinde L.Ç.'e kayden sattığı ve L.Ç.'in de 05.11.2010 tarihli dilekçesiyle isteğini tazminata hasrederek eldeki davayı sürdürdüğü görülmektedir.

Toplanan deliller ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, tapu iptali-tescil isteği hakkındaki davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Ancak, Hazinenin TMK.'nun 1007. maddesinden kaynaklanan sorumluluğuna dayalı tazminat isteği bakımından yapılan değerlendirmenin isabetli olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir.

Bilindiği üzere, eski Türk Kanunu Medenisi'nin 917. ve bu kuralı aynen benimseyen yeni Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesinde, tapu sicillerinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin birinci derecede ve objektif sorumluluğu bulunduğu esası kabul edilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki, anılan maddeler ile öngörülen sorumluluk kusursuz sorumluluk olup, tapu sicilinin tutulması görevi ile yükümlü bulunan memurun yaptığı yanlış işlem ve kayıtta kusursuz olması bile, Devleti sorumluluktan kurtarmaz. Tapuda yapılan işlem sonucu bir zararın oluşması, bu işlem ile zarar arasında illiyet bağının bulunması Devletin sorumlu tutulması için yeterlidir. Nitekim, tapu siciline güven ilkesine verilen önemi vurgulayan 15.3.1944 gün ve 13/8 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da, Medeni Kanunun yürürluğe girmesinden önceki sicillerin tutulmasından dahi Devletin objektif sorumluluğu benimsenip vurgulamıştır.

Değinilen olgular ve ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, Hazinenin tazminat sorumluluğunun doğduğu açıktır.

Ne var ki, yargılama sonunda verilecek kararın, hukuki sonuçları itibariyle K.U.'ın bayileri olan Y.R.A. ile N.A.'ı etkileyeceği de kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca, öncelikle Y.R.A. ile N.A.'ın davada yer almalarının sağlanması; ondan sonra, yukarıda değinilen ilke ve olgular çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret TA.sinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenlerden alınmasına, 9.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/6251, K. 2012/5409, 9 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/6251
Karar No
2012/5409
Tarih
9 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/6252 K.2012/5907
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/6252 K.2012/7138
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/6252 K.2012/7021
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/6253 K.2012/16069
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/6253 K.2012/14134
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/6253 K.2012/7191

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.