KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/6338 E., 2012/10456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- GAZİANTEP 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/02/2012
- Numarası
- 2011/43-2012/80
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacının yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece davacı tarafa iki kez verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çekişme konusu olan 1480 sayılı parselin ve 1481 sayılı parselin 6/8 er payları davacı adına kayıtlı iken, 15.09.2009 tarihinde dava dışı M. K. adlı şahsa satıldığı, onun tarafından da 01.04.2010 tarihinde davalı B. F. G.'e satış suretiyle devredildiği kayden sabittir.
Uyuşmazlığın davacının gerçekte taşınmazı M. K.'a satıp satmadığı noktasında toplandığı kuşkusuzdur. Bu durumda, 15.09.2009 günlü akit tablosundaki imzanın davacıya ait olup olmadığının saptanması önem kazanmaktadır. Oysa mahkemece verilen kesin süre imza incelemesi yapılması konusunda olmayıp taşınmazların davalıya intikaline esas satış işlemi bulunup bulunmadığı hususundadır. Öyle ise bu yönde akit tabloları da dosyaya getirtildiğine göre, verilen ara kararının dolayısıyla kesin sürenin usulüne uygun olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca; öncelikle bir ceza soruşturması olup olmadığının araştırılması, var ise getirtilip evrakların incelenmesi, 15.09.2009 tarihli akit tablosundaki imzanın davacıya ait olup olmadığının saptanması, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/6338, K. 2012/10456, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama