KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/6536 E., 2012/10713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- EREĞLİ(KONYA) SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/06/2011
- Numarası
- 2009/953-2011/748
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafandan yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacının kayden paydaşı olduğu çekişme konusu 108 parsel sayılı taşınmazı davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın ekim yapmak suretiyle kullandığı belirlenmek suretiyle anılan parsel bakımından elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli 108 parsel sayılı taşınmazı uzun yıllardan beri davalının kullandığı, davacının dava tarihine kadar davalıya bir ihtarname keşide etmediği gibi bir ikazda da bulunmadığı gözetildiğinde, davalının taşınmazı kullanımının muvafakate dayalı olduğu, başka bir ifade ile taraflar arasında Borçlar Kanununun 299. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 379 md.) hükmü uyarınca sözlü olarak ariyet akdi yapıldığı ve dava açılmakla aynı yasanın 304. maddesi gereğince akdin feshedildiği kabul edilmelidir.
Buna göre, fuzuli şagilin (haksız kullananın) taşınmaz malikine tasarrufundan dolayı ödemekle yükümlü bulunduğu en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı olan haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisille davalının sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı açıktır.
Hal böyle olunca; ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru bulunmadığı gibi, kabule göre de, davacı hükmedilecek ecrimisile dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasını istediği halde, mahkemece talep aşılarak her yıl için yıl sonundan itibaren faize hükmedilmiş olması da isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/6536, K. 2012/10713, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama