KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2012/6847 E., 2012/12062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- SAMSUN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/02/2012
- Numarası
- 2011/172-2012/73
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, Yerel Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup, Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteği yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının, çekişme konusu 7855 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 21 nolu bağımsız bölümü 14.11.2008 tarihinde satın almak suretiyle kayden edindiği, davalı Şirket'in, kayıttan kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı gibi, taraflar arasında bir kira sözleşmeside olmadığı halde taşınmazı bilet satış yeri olarak kullandığı, ancak, yargılama aşamasında boşaltığı anlaşılmaktadır.
Davacının, çekişmeli 7855 ada 4 parseldeki 21 nolu bağımsız bölümü satın aldığı 14.11.2008 tarihinden itibaren davalı Şirketin kira ödemeyerek haksız olarak bilet satış yeri olarak kullandığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğiyle eldeki davayı açtığı; davalı Şirket'in ise, taşımazın kullanılmasında davacının rızası bulunduğunu belirterek davanın reddini savunduğu görülmektedir.
Mahkemece, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığı, davacının, eşi ile davalı Şirketin ortaklarının akraba oldukları, öncesinde davalının eşi ile davalı şirketin ve dava dışı şirketlerin zaman zaman birlikte iş yaptıkları, bu nedenle davacının, davalı şirketin 14.01.2011 tarihine kadar taşınmazı kullanmasına rıza gösterdiği, davacının eşi O.'ın beyanlarına göre, 14.01.2011 tarihinden itibaren davacının, davalıdan ecrimisil talebinde bulunduğu, hatta bu nedenle tartışmalar çıktığı ve ceza davasının görüldüğü,
dolayısıyla davacının, bilirkişi raporuna göre 14.01.2011 tarihinden dava tarihine kadar toplam 2.128,51.-TL ecrimisil miktarını talep edebileceği gerekçesiyle, elatmanın önlenmesi yönünden konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 2.128,51.-TL ecrimisilin davalı Şirket'ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Ne var ki; açıklanan tüm bu hususlar, davacının, taşınmazı davalı Şirketin kullanmasına muvafakat ettiği anlamına gelmez.
Eşinin, davacı adına hareket etmesine dayanak teşkil edecek herhangi bir bilgi veya belge dosyada bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından keşide edilen 7.2.2011 tarihli ihtarnamede, taşınmazı edindiği tarihten beri davalı Şirketin fuzuli şagil konumunda bulunduğu, kendisinin buna muvafakat etmediği bildirilmiştir.
Kaldı ki, davacının çekişmeli taşınmazı edindiği 14.11.2008 tarihi ile davanın açıldığı 23.3.2011 tarihi arasındaki süre gözetildiğinde de, davacının zımni muvafakatı bulunduğundan da söz edilemez.
Hal böyle olunca, davacının, çekişmeli taşınmazı edindiği tarih ile dava tarihi arasında ki dönemi kapsayacak şekilde bilirkişi raporuyla belirlenen ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere ecrimisile karar verilmiş olması doğru değildir
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/6847, K. 2012/12062, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama